Altı kardeşin sonuncusu en küçüğümüz Hilmi 01 Mart 1951 tarihinde doğdu. Benden 3 yaş, Osman’dan 2 yaş küçük olmasına rağmen çocukluğumuz hep birlikte geçti. Anlattığım hatıralarımında köyde geçen kısımların bir çoğunu birlikte yaşadık. Babam 1965 yılında vefat ettiğinde altı kardeşin içerisinde en küçüğümüz olan Hilmi 14 yaşındaydı. İlkokuldan sonra bizler gibi orta okulda, lisede okumak istemedi. Konya’da bir meslek dalında çırak olarak başlayıp usta olmak istiyordu. Babam hasta olduğu için ilkokuldan mezun olduktan sonra Konya’da sanata başlayamadı. Köyde gücünün yeteceği işlerde çalışarak ailemize yardımcı olmaya çalıştı.

O yıllarda Osman’la birlikte Sanat okuluna devam ediyorduk. Hilmi’de Konya’ya Sanat öğrenmek için gitseydi köyde atlara ve hayvanlara bakacak, tarlaya azık götürecek o işleri yapacak annemden başka kimse yoktu.


Babam vefat ettikten sonra annemle birlikte Konya’ya geldik. Osman ve ben Sanat Enstitüsü Elektrik Bölümünden mezun olduğumuz için ilerde elektrikçi dükkanı açmak ve birlikte çalışmayı düşünerek Hilmi’nin de bir elektrikçinin yanında bu mesleği öğrenmesi için çalışmasına karar vermiştik.
Ben petrol ofisinde pompacı olarak Osman’da şeker fabrikasında çalışıyordu. Sen de bir elektrikçinin yanında çalışmaya başlamıştın. Hep birlikte Hüseyin eniştenin Garipler Mahallesi’ndeki evinin bodrumundaki tek odalı evimizde oturmaya devam ediyorduk.
Osman 1966 yılı Kasım ayında İstanbul’da Yıldız Mühendislik ve Mimarlık Yüksek okulu Elektrik bölümünün imtihanını kazandı İstanbu’a gitti. Sen elektrikçinin yanında ben petrol istasyonunda çalışıyor annem ile birlikte aynı evde oturuyorduk. Bu arada Türkan ablamız Şükrü Çelen’in oğlu Enver Çelen ile evlendi, düğünlerini yaptık.
Ben de 1968 yılında İstanbul’a Elektrik Mühendisliği tahsili yapmaya gittim. Sen annemle birlikte Konya’da kalıyor ve elektrikçilerin yanında çalışmaya devam ediyordun.
1973 yılında yılında Mehmet amcamın kızı Ayşe Başaran ile evlendin. 1975 tarihinde ilk çocuğunuz Ayşe doğdu, hiç unutmuyorum karlı bir kış günü idi. Şeker Murat Mahallesi’nde kiralık bir evde oturuyorduk. Ayşe’nin doğum sancıları başlamıştı, dışarıda kar yağıyordu. Yerde yaklaşık 15- 20 cm kar vardı. Annem “Taksi çağır doğum evine götürelim” dedi. Dışarıya çıktım ortalık göz gözü görmüyor şeker fabrikası tarafına gideceğim yere, yolu kaybetmişim. Hocacihan’a doğru yaklaşık yarım saat yürümüşüm. Beyşehir çevre yoluna gelmişim, o zaman anladım ters yöne gittiğimi. Tekrar geri döndüm. Şeker fabrikası önündeki şeker takside şöföre durumu izah ettim, doğumevine hasta götüreceğimizi söyledim. O da “Arabanın kaldığı yerde itelersen olur” dedi.
Eve geldik Ayşe’yi taksiye bindirdik 15 cm kar içerisinde dura kalka Doğumevine yetiştirdik. Sağlıklı bir şekilde 05 Ocak 1975 tarihinde Emine doğdu. Hatırladığım kadarı ile Konya dışında çalışıyordun.
Daha sonra Fatma Başaran 01 Ocak 1978 tarihinde doğdu. Son çocuğunuz Fatih Başaran 14 Haziran 1981’de doğdu.
1976 tarihinde Mevlana Caddesi yakınında eski matbaacılar sokağında küçük bir dükkan kiralayarak Başaran Elektrik adında dükkan açmıştın.
