Bu gün termalde yürüyüşüm gün batımına rast geldi. Eşsiz gün batımı görüntüsünü eşliğinde dinlenme anımda bu fotoğrafı çektirdim.
Düşündüm gün batmaya ve geceye merhaba demeye başladı. Ömür takviminden bir yaprak daha gitti. Gün batımının hissettirdikleri kişiden kişiye değişse de genel de bir hüzün havası vardır.
Ama biliriz ki bu gün batmazsa yarın yeniden doğup yeni bir gün başlamayacak.
Gün batımının o sessiz ve huzur veren kızıllığında insan çok üzgün olduğu zaman dertlerini paylaşmak için gün batımını bekler.
Güneş batarken insanın dertlerini de alır götürür derinliklere ve arkasından gece ve yıldızlar çıkar sahneye, sessizlik ve hüzün yol almaya başlar.
Güneş’in batışı insanın duygularını yükseltir. Onu izlemek büyük zevktir. Güneşin batışına karşı yemek yemek, içmek, sevdiklerinle izlemek bunlar herkesin hayatından en az bir defa olsun yaptığı veya yapmak isteyeceği şeylerdir.
Güneşin doğuşuyla yeni bir gün başlar ve her gün batımının yeni bir yarın vaadi vardır.
Bulutlar ya da renkler olsun, her gün batımının kendine özgü bir özelliği vardır.
Farkında mısınız bilmem, kimse kendi acısını bile duymuyor artık. Kimse bir başkası için kederlenmiyor. Birbirine ihtiyacı olanlar özenle uzak duruyor birbirinden.
İnsanın acısını insan alır. Hayata ha şimdi, ha sonra başlayım derken bir bakıyorsun tükenmiş ömür avucumuzda son kullanma tarihi çoktan geçmiş bir yığın TECRÜBE kalıyor.
Atsan atılmıyor, satsan satılmıyor!. Gençlik bir kuştu tutmak istersen tutamazsın.
Yaşlılık üzerine para vererek hiç kimseye satmayacağın her kişininin kendisinin yaşayacağı bir hayat dilimi.
Mevlana’nın dediği gibi dün dünde kaldı cancağızım düne ait ne varsa dünle birlikte gitti. Bu gün yeni bir gün yeni şeyler söylemek lazım.
Bende bu gün bunları söyledim ve yazdım.

