KONYA POSTASI GAZETESİNDE UĞUR ÖZTEKE KÖŞESİNDE YAYINLANAN BAŞIBOŞ SOKAK KÖPEKLERİ İLE İLGİLİ YAZIM.

2 yaşındaki bir kız çocuğunun Konya’da başıboş köpeklerin parçalayıp öldürmesi tüm vatandaşlarımızla birlikte beni de çok üzdü.

Bu konu hakkındaki düşüncelerimi paylaşmak istedim.

Hayvan sevgisi, insandaki yardımlaşma, iyilikseverlik ve sevgi gibi duyguları geliştirir.

İnsanların gelişiminde, hayvanların ve doğanın, özellikle de evcil hayvanların sanıldığından fazla olumlu etkileri vardır.

Çocuklarımızın sosyalleşebilmeleri ve gelecekte iyi bir insan olabilmeleri için batı ülkelerinde olduğu gibi hayvan sevgisi aşılanması gerekir düşüncesindeyim.

Canlılar dünyası insanlardan, bitkilerden ve hayvanlardan oluşur. İnsanlar eskiden beri hayvanlarla ilgilenmişlerdir.

Çünkü hayvanların, insan yaşamında büyük önemi vardır. İlk evcilleştirilen hayvanın köpek olduğu sanılıyor.

Başı boş dolaşan ve insanlara saldıran köpekler son günlerde vatandaşlarımıza saldırılarını artırdı.

Yeterli önlem alamayan belediyeler ise Hayvan Hakları Yasası’nın kendilerini engellediğini öne sürüyorlar.

Belediye başkanları, “Sokak hayvanını kısırlaştır ve aldığın yere bırak” diyen hayvan hakları yasası’nı gerekçe göstererek sokak köpeklerini toplayamadıklarını belirtirken vatandaşlar da sorunun bir an önce çözülmesini istiyor.

Yeni çıkan hayvan hakları yasası’nın sokak köpeklerine getirdiği özgürlük, köpek çeteleri oluşmasına neden oldu.

Sokak köpeklerinin barınaklara yerleştirilmesi yerine veterinerler tarafından kısırlaştırılarak sokağa bırakılmasını öngören yasa, vatandaşı perişan etti.

Konya’ da vatandaşlar, sabahları camiye, işe, öğrenciler okula giderken ve akşam dönerken köpeklerin sürü halinde dolaşmalarından dolayı içinden birisi saldırdığı zaman yaralanan veya ölümle sonuçlanan vakalar olduğunu her gün televizyonlardan izlemekteyiz.

Belediyelerin bu konuda çalıştığına inanmakla beraber çalışmaların yetersiz olduğunu düşünmektedirler.

Bu köpekler ne taş ne de sopa yememişler çünkü sırtlarını Belediyelere dayamışlar her gün yemleri yiyecekleri geliyor.

Bu köpeklerin çoğu Belediyelerimizin taktığı kulak plakalı köpekler olup istedikleri caddeden ışığa bakmadan geçer vasıtalar onların geçmesini bekler.

Sanki geçiş üstünlüğüne sahip cankurtaran vasıtası. İstedikleri meydan da, yolda nereyi bulurlarsa orada koyuna gitmeyen yoz köpeği gibi yatırlar.

Köy yerindeki köpekler taştan korkarlar yerden taş alır gibi yapıp köpeğe doğru elini boş olarak salladığın zaman sanki taş yemiş gibi bağırarak kaçarlar.

Saldıran köpeklere karşı vatandaş ataçak bir taş ve sopa bulamıyor.

Belediyelerimizden vatandaşın isteği köpeklerin çok olduğu yerlere Karayollarının kış günü varillerin içine tuz ve kum koyduğu gibi, taş ve sopa koyması yararlı olacak.

TAŞLARI BAĞLAMIŞLAR KÖPEKLER SALMIŞLAR !

Soğuk bir kış gecesi, üstü başı çırılçıplak soyulup yabancı bir köye bırakılan Ada’mın hikayesidir. Zaman’ın birinde şair hükümdarı eleştiren şiirler yazar.

Hükümdar da şairi çağırıp iyice azarlar, üzerindeki elbiseleri çıkarttırıp sokağa bırakır.

Şair açtır, hava soğuktur, hükümdarda merhametsizlik.

Soğuktan da ölemez ya! Mecbur yakınlardaki köye (öyle çıplakta olsa) sığınmayı dener.

Köye girdiğinde vakit geçer, ileriden aç köpekler üzerine doğru hücum etmektedir.

Çareyi kaçmakta görmeyen şair yerden bir taş alıp fırlatmayı dener.

Fakat o da ne ? Taşlar bağlıdır.

Bir tane taş alıp atamaz köpeklere çünkü taşların hepsi donmuş.

Ve tarihi cümle dökülür ağzından:

Bu köyde taşları bağlamışlar köpekleri salmışlar !!

Bu sözü duyan ve beğenen hükümdar tekrar şairi sarayına alır.

Köpek konusu Belediyelerin yıllarca çözemediği, çözülemeyeceği bir konu haline geldi.

1989 yılı mahalli idareler seçimleri yapıldı Büyükşehir, Selçuklu, Meram, Karatay belediye başkanları yeni seçilmişti. Ben de Selçuklu belediye meclis üyesiydim.

Meclis toplantısında Belediyeler başıboş köpeklerle mücadele için yurt dışından özel tüfekler getirdiler, atıcılarını eğittiler amaç köpekleri bayıltıp veteriner tarafından kısırlaştırılacak bu işte belediyeler pek başarılı olamadılar.

Meclis toplantısında bu konuda en kolay köpek sayını azaltmak için başarılı olamayan ilçesindeki köpek sayısını azaltamayan merkez bekediyelerin yapacağı işi söyledim.

Selçuklu Belediyesi temizlik işçileri gece de 40 köpek yakalayıp damperli kamyonayükleyip Meram bölgesine boşaltsınlar.

Meram Belediyesi temizlik işçileri de 10 köpek ilave edip 50 köpeği yakalayıp kamyonla Karatay belediye hudutları içine boşaltsınlar.

Karatay Belediyesi’nde Aslım çöplüğü olduğu için temizlik elemanları bir gelen 50 köpeğin üzerine 30 köpek ilave ederek 80 köpek toplayıp damperli kamyona yükleyip Selçuklu Belediyesi hudutları içine boşaltsınlar.

Selçuklu Belediyesi 40 köpekten kurtuldum diye sevinirken 3 gün sonra 80 köpeği sınırları içerisinde bulurlar dedim.

Kısırlaştırılmamış iki köpekten 5 yılda 5.000, ömür boyu toplam 60.000 adet köpek üreyeceğini bu konuda uzman olan kişilerce belirtiliyor.

Konya Belediyelerimizin işi şimdi daha da zor, Büyükşehir yasası değişikliği ile birçok belediye köy mahalle olarak Büyükşehir belediyesine bağlandı.

Orada yaşayan köpekler çöplerde ekmek bulamadığı için şehre geldiler sayıları daha da arttı.

Kısırlaştırma yapacak veteriner ve sağlık görevlerinin, köpek barınaklarının kapasitesini 3 katına, köpeklerle mücadele edecek ekipleri 5 katına çıkartsa dahi belediyelerimiz bu işin üstesinden gelmek için 36 yıl önce başlattıkları mücadelede başarı oranları her yıl daha düşmekte.

Çocukluğum köyde geçti köpekleri çok severim 6-7 koyun köpeğimiz vardı.

Rahmetli annem bir günde 4 tandır insan ekmeği, 3 tandır it ekmeği yapardı.

Şimdi tesisimizde 4 Kangal,2 kurt, 2 golden, 3 puanter köpeğimize bakmaktayım köpekleri çok severim.