İstanbul Devlet Mühendislik ve Mimarlık Akademisi (YILDIZ) o yıllarda sanat okulundan mezun olan mühendis mimar olmak isteyenlerin gireceği tek okuldu. Türkiye’nin çeşitli illerinde yapılan birinci imtihanı kazananlar İstanbul’da yapılan matematik ve teknik resim imtihanlarında başarılı olan öğrenciler girerdi.1968-1969 öğretim yılında imtihanı kazanıp akşam elektrik bölümüne yeni kayıt yaptıran 60 kişi ile birlikte daha önceki yıllardan sınıfta kalan 30 kişi ile sınıfımız 90 kişi olmuştu.
Akşam bölümünde eğitim gören öğrencilerin yüzde 60’ı sanat okulu mezunu yüzde 40’ı lise mezunuydu. Bu öğrencilerin büyük kısmının aileleri eğitim süresince para göndermesi çok zor ekonomik durumu yeterli olmayan öğrenciler çoğunluktaydı.
Gündüz her hangi bir işe girip gündüz çalışıp gece tahsiline devam ederek elektrik mühendisi olamak için çaba sarfeden mücadele eden öğrencilercilerin bir araya geldiği sınıftı.
Arkadaşlarımızın çoğu gündüz çeşitli işlerde 8 saat çalışıp akşam saat 18 başlayan derslere yetişmek için akşam yemeğini okulun karşısındaki küçük lokantada çoğu kez kuru pilav yiyerek veya otobüs durağında aldığı bir simitle karnını doyurmaya çalışın kişilerdi.
Bazı arkadaşlarımız şanslıydı aileleri İstanbul’da oturmaktaydı. Bazı aileler de çoçuklarının ihtiyacı olan parayı her ay gönderiyor bu arkadaşların çoğu gündüz bir işte çalmazlar ders çalışma vakitleri olduğu için derslerde çoğunlukla başarılıydılar.
Benim gibi gündüz işte çalışıp akşam derslere devam ettiğimiz için ders çalışma zamanımız çok az olduğu için bu arkadaşlar imtihanlarda çok yardım ederlerdi. 5 yıllık okulu sınıfta kalmadan bitirmemde yardımları olan arkadaşlarıma 54 yıl geçmesine rağmen tekrar tekrar teşekkür ediyorum.
Derslerimiz akşam 22’de bitiyordu, son otobüsü, vapuru kaçırmamak için bir yarış başlıyordu çok kişinin uyku modunda olduğu zaman içerisinde bizler günün yorgunluğuyla beraber evimize gitmek için yollardaydık.
1968-1969 yılında zor şartlarda başlayan eğitimimiz o dönemleri hatırlayanların çok iyi bildiği çeşitli siyasi olayların yaşandığı öğrencilerin sağ sol guruplara ayrılıp biri birlerini öldürdüğü yaraladığı üniversiteler de boykot ve okul kapanmanın çok sık yaşandığı bir ortamda eğitim görmeye çalışıyorduk.
Bazılarının övünçle bahsettiği 68 kuşağı öğrencileriydik ama kimsenin uşağı olmadık hiç bir guruba girmedim. O yıllarda yaşanan öğrenci olayları benim gibi gündüz çalışıp, gece okula giden sözde değil özde gerçek emekçi öğrencileri çok zor durumda bırakmış ne sağda ne solda aktif olarak yer almamız ekonomik olarak zaman olarak mümkün değildi.
Tek düşüncemiz bir an önce sene kaybetmeden elektrik mühendisi olarak mezun olup çalışmaya başlamak ailemize maddi olarak yardımcı olmaktan başka düşüncemiz yoktu.
O günlerde tüm üniversite ve yüksek okullarda yaşanan olayların benzeri Yıldız Devlet Mühendislik ve Mimarlık Akademisinde de olmuştu. 10 Aralık 1969 tarihinde öğrenci Mehmet Büyüksevinç kurşunlanarak öldürüldü. Olay sırasında arkadaşları yaralandı. Saldırıdan sonra okul uzun süre kapanmıştı.
Amerika Birleşik Devletlerine ait 6. filonun 10 Şubat1969 tarihinde İstanbul’a gelişi ile olaylar başladı. Öğrenciler Amerikan emperyalizmine karşı tepkilerini göstermek için filo daha Türkiye’ye gelmeden hazırlıklara başladılar. Öğrenciler Amerikan askerilerinin üzerine mürekkep atıyor, keplerini kapıyor ve dövüyorlardı. “Yankee Go Home” ve “Bağımsız Türkiye” sloganları ülkenin her yerine yayılıyordu
9 Mart 1971’de yapılması planlanan sol darbe Genelkurmay içinde yaşanan bir mücadele sonucunda durdurularak, üç gün sonra hem ordu içinde hem sivil toplumda solun önünü kesmeyi ve ortadan kaldırmayı hedefleyen 12 Mart 1971 Müdahalesi başladı
23 Mayıs 1971 gece yarısından başlanarak İstanbul il sınırları içinde 15 saat sokağa çıkma yasağı kondu. Yasağın başladığı an tüm otobüs, tren ve gemi seferleri iptal edildi. Yeşilköy trafiğe kapatıldı. İstanbul; 30 bin subay, er ve polis tarafından karış karış arandı.
Üniversite, akademi ve yüksek okullarda başlayan boykot ve okul işgalleri sokağa çıkma yasağı öğrenci evleri ve yurtları sabaha karşı polis ve askerler tarafından didik didik arandı bizim Üsküdar’daki öğrenci evimizi sabaha karşı saat 04 de mahalle muhtarla birlikte bir şey bulamadılar.
Öğrenci olayları ve boykotlar benim gibi gündüz çalışıp, gece okula giden sözde değil özde gerçek emekçi öğrencileri çok zor durumda bıraktı.Ne sağda ne solda aktif olarak yer almam siyasi olarak zaman olarak ekonomik olarak zaman mümkün değildi.
Tek düşüncemiz bir an önce elektrik mühendisi olarak okuldan mezun olup çalışmaya başlamak ailemize maddi olarak yardımcı olmaktan başka düşüncemiz yoktu.
1974 yılında girişte 90 kişi olan sınıfımız 30 kişiye düştü büyük çoğunluğumuz da 5 yıllık okulu sene kaybetmeden mezun olduk. Önce askerlik, sonra iş daha sonra da eş prensipiyle yeni hepimiz ayrı ayrı şehirlerde iş hayatına başladık.
Doğduğun yer değil doyduğun yer sözüne uygun olarak ülkemizin çeşitli yerlerinde kamuda, özel sektörde, kendi iş yerinde elektrik mühendisi olarak çalışmaya başladık.
2019 yılı ekim ayında irtibat sağlayabildiğimiz 50 yıllık sınıf arkadaşlarımı Başaranlar Termalde misafir etmek istedim. Bu toplantımıza Mehmet Ali YILDIRIMTÜRK başkanlığında eşleriyle birlikte 10 kişi ailesiyle 2 kişide yalnız olarak katıldı katıldı. 30 kişilik sınıfımızın yüzde 30’u katılmış büyük başarıydı. Her yıl aynı tarihlerde toplanmak için sözleştik ama araya koronavirüs hastalığı girdiği için toplantılarımızı gerçekleştiremedik.
Aradan dört yıl geçtikten sonra 26-29 Ekim 2023 tarihinde 54 yıllık arkadaşlarım tekrar gelmek istediler başkan Mehmet Ali YILDIRIMTÜRK organizasyonu ile Tayfur Pamukçu, Selahattin Elemen, İsmail Buharalı ve bacanakları, Abdurrahman Sürüç eşleriyle sınıfızın tek kızı Aynur Aykoç, Mehmet Ali’in arkadaşını katıldı. Ahmet Sökmen, Ömer Faruk Aygün, Osman Özgen rahatsız oldukları için katılamadılar.
54 yıllık arkadaşlarımızı dört yıl değiştirmesine rağmen biri birimize moral verdik.Yıllar hepimizi çok değiştirdi yıprandık dostluğumuz arkadaşlığımız biri birimizi görünce okul ve askerlik hatıraları anlatınca kendimizi o yılarda gördük. 54 öncesi hepimizin gür saçlarımız bıyıklarımız vardı.
Şimdi saçlarımız dökülmüş kalanlar beyazlaşmış ama şahsiyetimizin istikrara kavuştuğu, gelip geçici heveslerin son bulduğu, her şeye olumlu baktığımızı gördüm.
Arkadaşlarımızın tamamının saçları ağarmış dökülmüş ama bu saçları değirmen damında ağartmadık 49 yıllık elektrik mühendisliği mesleğini ülkenin her yerinde başarılı bir şekilde icra etmenin mutluluğunu kırışmış çizgili yüzlerle biri birimize biri birimize anlattık.
Elektrik Mühendisliği mesleği çok zor ve tehlikelidir, 49 yıl mesleğini başarıyla yapan bizlerin arkasında her şartta desteklerini esirgemeyen, çoçuklarımızı büyüten kıymetli eşlerimize ne kadar teşekkür etsek azdır.
Sağlıklı ve mutlu günlerde sayımız eksilmeden 4 yıl daha beklemeden ilk bahar aylarında tekrar bir araya gelmek dileğiyle ayrıldık.

