Konya’dan köye ilk geldiğim günlerde aşağı mahallede mezarın yanında akşam üzeri hava karanlık eşeğinin üzerinde bir kişi evine dönüyordu. Osman’la ben yayan gidiyoruz elimizde ince sopalar vardı.
Ben elimdeki sopa ile eşeğinin bacakları arasına dürttüm üzerindeki adam da, eşekte habersiz olduğu için çifte atarak adamı yere düşürdü.
Osman ve diğer çocuklar hemen kaçtılar. Köyün acemisi olduğum için ben kaçamadım. Eşekten düşen adam geldi bana bir tokat vurdu. Erkekliğin onda dokuzunun kaçmak birinin de saklanmak olduğu sözünü o zaman bilmiyormuşum demek ki tokatı yemişim.

Bu olay olduğu zaman ben 9 yaşındaydım, kendi kendime söz verdim, bende bu adama büyüdüğüm zaman tokat vuracağım diye… Tokatı vuran adamın adı Şilip Ali imiş. Ben 14-15 yaşlarına geldim, Şilip Ali yolda yürüyordu, adamın önünü kestim. Sen bana 5- 6 sene önce bir tokat vurmuştun bende sana tokat vuracağım dedim.
Yaşlanmış, olayı hatırlamıyor unutmuş… “Ne diyorsun oğlum” diye sorunca bende vurmaktan vazgeçtim.
