ESKİ DÖNEMLERDE YAŞANAN BAYRAM ANILARINI ANLATIRLAR. BENDE 60 YIL ÖNCE BAYRAM ANILARIMI ANLATARAK SİZLERLE PAYLAŞARAK BAYRAMINIZI KUTLUYORUM.

Bayram sabahı sabah namazı ile birlikte Babamla camiye gider çıkışta mahallemizde ki erkeklerle birlikte köy odamıza gelirdik.
Annemin ve komşularımızın bayram için gücüne ve becerisine göre pişirdikleri yemekleri tepsilerle mahalle odasına gönderirler.
Büyüklerin ve çoçukların sofraları ayrı ayrı olurdu yemekler yenildikten sonra büyükler ile bayramlaşmak için her odaya gidilirdi.
Çocuklarda el öpmeye odaya gelir çıkışta çoğunlukta birer adet kaba şeker (peynir şekeri)verilirdi.
Ekonomik durumu iyi olan oda sahipleri akide şeker (sorma şeker) dağıtırdı bu odalar çoçukları arasında hemen duyulur o odaya muhakkak uğranırdı.
Babam her Bayram’da Yen’i elbise alamazdı ama Annem her zaman giydiğimiz pantolonumuzu ve gömleğimizi tekne içinde tokaçla döverek yıkar çalıya asarak kuruturdu.
Bayram sabahı mis gibi sabun kokan eski elbiselerimizi Yen’i alınmış gibi giyerdik.Annem büyük bakır leğen içerisinde sırasıyla hepimizi yıkardı.
Eski zaman bayramlarını anlatan çok kişiler babamın bayramlık için aldığı ayakkabıyı yatağımın baş ucuna koyar öyle uyur sabahın olmasını dört gözle beklerdim diye anlatmaya başlar.
Bazı bayramlar lastik ayakkabımız çok eskidiyse babam yenisini alırdı çok çok sevinirdik.
Günümüzde çocuklarımıza, torunlarımıza bayramlık ADİDAS, NİKE, PUMA, SLAZENGER, CONVERSE, HUMEL, KİNETEİX gibi yabancı marka spor ayakkabıları alırken çocukluğumdaki bayramlık kara lastik ayakkabılarım aklıma geldi.
Yerli marka spor ayakkabısı olmadığı için zenginide fakiride bütçesine uygun bu markalardan veya taklitlerinden bir ayakkabıyı çocuklarına almaya çalışıyor.
O yıllarda Anadolu’da yoksulluğun simgelerinden olan KARA LASTİK ayakkabı ucuz Çin mallarına karşı hala tezgahlarda yer buluyor şehirde giyilmezsede köyde kadın erke tarafından tarlada hala giyilmekte.
KARA LASTİK ayakkabı uzun yıllar yırtmadınız müddetçe eskimez normal ayakkabılara göre çok dayanıklı su geçirmez özelliği var.
KARA LASTİK Yıllarca Anadolu halkının en sadık dostu ve ayaklarının kabı Köylülüğün ve garibanların simgesiydi.
KARA LASTİK ÖZELLİKLERİ:
Kara lastik ayakkabıyı yaklaşık ben 12 sene giydim güneşte petrol kokardı,
Yapışır ayaklarımı yakardı.
Yeri kavrar kaymazdı ama eskisi ile karda kayması çok zevkli olurdu.
Dikkat etmezsen diken tabanını deler geçer ayağına saplanırdı.
Delinince veya eskiyince içine su alırdı.
O yıllarda köy hayatı çok farklıydı fakirlik kol geziyordu elektrik yoktu aydınlatma için gaz lambası kullanırdık. Bayramda gaz lambası iyi aydınlatsın diye camının çok güzel temizliği yapılırdı.
Evlerde kullanılacak suyu testilerle köy Çeşme’sinden Annem ve ablalarım sırtlarında getirirdi.
O yıllarda şimdilerde olduğu gibi şehirlerdeki evlerin benzerleri yoktu toprak damlı evler yağmur yağdığı zaman akmasın diye taş yuvak ile iyice yuvardık.
Kar yağdığı zaman hemen dama çıkar kar kürekleri ile karı temizler sokağa atardık.
Eskimiş altı aşınmış lastik ayakkabılarla dağdan kaymak çok zevkli olurdu.
Benim çocukluğumda yaşadığım bayramlardan bir kesit anlatmaya sizlerle paylamaya çalıştım.
Bu anlattıklarımı çocuklarımıza ve torunlarıma anlattığım zaman onların pek ilgisini çekmiyor bellide inanası gelmiyor.
Çünkü hepsinin en az 3-5 ayakkabısı yanında bir o kadar da Yen’i elbiseleri var.
Allah hiç kimseyi gördüğünden yaşadığından geri koymasın.