ÖĞRETMENLER GÜNÜ

SEVGİLİ ÖĞRETMENLERİMİZ 24 KASIM ÖĞRETMENLER GÜNÜNÜZ KUTLU GÖNLÜNÜZ MUTLU OLSUN.
Her öğrencinin öğretmenleriyle ilgili unutamadığı anıları vardır.
Ben de 62 yıl önce ilk okul öğretmenimizle yaşadığımız bir anımı anlatmak istiyorum:
Yıl 1958 Başarakavak köyü ilk okulu 5. sınıfa devam ediyoruz 4 ve 5. sınıf öğrencileri aynı sınıfta ders görüyorduk.
Öğretmenimiz bizim köyümüzden Konya Ereğli İvriz köy enstitüsünden mezun Mehmet DEMİRTAŞ’tı .
Öğrencilerini yetiştirmek için çok çalışan herkes tarafından sevilen bir öğretmenimizdi.
Kendisi de bizim köyün ilk okulunda okumuş öğretmen olmuştu.
Okuttuğu köy çocuklarının doktor, avukat, kaymakam, mühendis olmalarını isterdi.
Cumhuriyet Gazetesi okurdu okuduğu gazeteleri atmaz gazete dolabında biriktirirdi.
Gazete okuma saatinde bize dağıtır sınıfta sıra yeterli olmadığı için yere yayar bağıra bağıra okumamızı isterdi. Öğrenciler arasında sesli olarak gazete okuma yarışması yaptırırdı.
Ders bitince gazeteleri düzgünce katlar tekrar dolaba koyardık.
Cuma günleri okulun erkek öğrencilerini bir Cuma yukarı camide diğer Cuma da aşağı camide öğrencileri birlikte namaz kılmaya götürürdü.
Unutamadığım anımı çoçuklarına, torunlarıma hep anlattım burada tekrar anlatmak istedim.
Kış günü köyede 50 cm yakın kar yağmıştı köyümüz yerleşimi iki dağın ortasına sıkışmış her iki yanında kaymaya müsait tepeler vardı.
Öğretmenimiz görecek diye yakın tepelerde kayamaz köyden 3- 4 kilometre uzaktaki dağlara gider orada lastik ayakkabılarımızla kayardık (zılardık).
Bir pazar günü köyün dışına karda kaymaya gittik bizi köyde sokakta göremeyince soruşturmuş nereye gittiğimizi öğrenmiş.
Biz dağda kayarken öğretmenimiz Mehmet Demirtaş o karda bizi takip ederek dağda buldu.
Pazartesi günü tüm kayan öğrencileri tahtanın başına çıkardı eline kalın eşek dayak aldı önce sağ ayağımıza sonra sol ayağımıza çok hızlı şekilde vurarak sıra dayağına çekti.
Her vuruşunda bir daha kaymayın dersinize çok çalışın dedi.
Dayağın acısıyla ayağımız yere basamıyor sıramıza sürünerek gidiyorduk.
24 Kasım öğretmenler gününde ilk okul öğretmenim Mehmet Demirtaş’a telefon ettim.
Beni Pazar günü karda kaydığım için eşek dayağı ile döven sevgili öğretmenim gününüz kutlu gönlünüz mutlu olsun dedim.
Kardeşim Osman’la aynı sınıftaydık derslerimizde çok iyiydi bizi neden döverdin diye sordum?
Oda Baban benim çok yakın arkadaşım ve akrabamdı.
Bana dedi ki ben çocuklarımı Konya’da sanat okulunda okutmak istiyorum.
Ben okuyamadım köyde atın arkasında çiftçilik yapıyorum.
Zenginliğinde yaşadım fakirliğide çocuklarımın okumasını bir meslek sahibi olmamız için sanat okulunda okutmak istiyorum demiş.
Sen bunları iyi yetiştir diğer çocuklardan ayrıcalıklı muamele etme sıkıştır eti senin kemiği benim demiş.
Devam etti ben o yıllarda sizi karda kaydığınız için dövmemiştim.
Derslerinize daha çok çalışın diye dövmüştüm, hem ben o zaman dövmeseydim siz köy ilk okulundan mezun olup Sanat okulu imtihanını kazanamazdınız.
Daha sonra babanız 43 yaşında vefat ettiği için göremedi ikinizde İstanbulda okuyup köyümüzün ilk okulundan mezun olduktan sonra üniversite de okuyarak elektrik mühendisi olamazdınız dedi.
Sizlerle gurur duyuyorum iş hayatınızda başarılı işler yapıyorsunuz sizlerin bu duruma gelmenizde emeğim olduğu için seviniyor ve mutlu oluyorum dedi.
Babanız erken yaşta vefat ettiği için sizlerin Elektrik Mühendisi olup iş hayatına atıldığınızı göremedi Allah rahmet eylesin mekanı cennet olsun dedi.
15 yıl önce ilk okul öğretmeniz Mehmet Demirtaş’ta vefat etti Allah rahmet eylesin mekanları cennet olsun inşallah.Bir Ali Kemal Başaran dahil 2 kişi, sakal, ayakta duran insanlar, dış giyim, kar ve ağaç görseli olabilir
Bir Ali Kemal Başaran dahil 2 kişi, oturan insanlar, ateş ve dış giyim görseli olabilir