KURTULUŞ SAVAŞININ SONU 30 AĞUSTOS DUMLUPINAR ZAFERİNİ ÜLKEMİZ HANGİ ŞARTLAR İÇİNDE KAZANDI.
Kurtuluş Savaşı Türkiye Cumhuriyeti’nin kuruluş savaşıdır. Yeni bir milli devlet kurmak ve düşman işgalinden kurtulmak için büyük zorluklarla gerçekleştirilmiştir. Bu savaş dizisinin yapılmasından önce çeşitli çalışmalarla ile halkın birliği sağlanmış ve düşmana karşı toplu bir mücadele gerçekleştirilmiştir.Kurtuluş savaşı öncesi Türk milletinden ordumuz için istenilen yardımlara bakarak halkımızın ekonomik ve sosyal durumunu göz önüne getirerek sizlerle paylaşmak istedim.
Tekâlif-i Milliye Emirleri,
8 Ağustos 1921 Mustafa Kemal Başkomutanlık kanunu ile Meclis’in bütün yetkilerini alarak devlet işlerinde tek başına ve çabuk karar vermek fırsatını bulmuştu.
Bu yetkiler üç aylık sürelerle uzatıldı. 20 Temmuz 1922 de süresiz hale getirildi Cumhurbaşkanı seçilinceye kadar devam etti.
Kurtuluş Savaşı’nın dönüm noktalarından olan Sakarya Meydan Muharebesi öncesi ordunun ihtiyacını karşılamak ve Sakarya Savaşı’na hazırlanmak için Başkomutan Mustafa Kemal Paşa’nın kanunla kendisine verilen yasama yetkisini kullanarak yayınladığı “Ulusal Yükümlülük” emirleridir.
1- Numaralı emir: Her ilçede kaymakamın başkanlığında, komisyonlar kurulacak, Tekalifi Milliye Emirlerinde belirtilen malların toplanması ve halka hizmet yükleyen emirlerin yerine getirilmesiyle bu komisyonlar görevlendirilecektir.
2 – Numaralı emir: İşgallerden artakalan topraklardaki her ev bir kat çamaşır, bir çift çorap ve bir çift çarık hazırlayarak komisyona teslim edecektir.
3- Numaralı emir: Tüccar ve halk elinde bulunan çamaşırlık bez, patiska, pamuk, yün, kumaş, kösele, deri, çarık, ayakkabı, kun- dura çivisi ve ipliği, nal, yular, semer gibi savaşçıların ve atlarının donatılması için gerekli malzemenin yüzde kırkını komisyonlara teslim edecektir. Bunların bedeli sonradan ödenecektir.
4- Numaralı emir: Halkın ve tüccarın elinde bulunan buğday, un, saman, arpa, kuru fasulye, bulgur, nohut, pirinç, mercimek, koyun, keçi, kasaplık sığır, şeker, gazyağı, sabun, zeytinyağı, tuz, çay ve mumun yüzde kırkma ordu adına el koyulacaktır. Bunların bedeli daha sonra ödenecektir.
5- Numaralı emir: Halk elindeki at arabası, yaylı, öküz arabası, kağnı, at, eşek, katır, deve, deniz motoru, taka ve benzeri taşıt araçlarıyla, ayda bir defa olmak ve yüz kilometreyi geçmemek şartıyla orduya ait malzemeyi istenen yere kadar parasız taşıyacaktır.
6- Numaralı emir: Ülkeyi terk edenlerin hazineye geçmiş olan mallarından ordunun işine yarayacak olanlara el koyulacaktır.
7- Numaralı emir: Halk elinde bulunan savaşta yararlanıla- bilecek her türlü silah ve cephaneyi teslim edecektir.
8- Numaralı emir: Halkın, tüccarın ve nakliyecilerin elinde bulunan benzin, gres, makine yağı, otomobil ve kamyon lastiği, buji, telefon, kablo, pil, sülfirik asit ve benzeri malların yüzde kırkma ordu adına elkonulacak ve bedelleri sonra ödenecektir.
9- Numaralı emir: Demirci, marangoz, dökümcü, tesviyeci, saraç ve at arabası yapan esnaf ile imalathaneler savaş araç ve gereci üretim ve onarımı ile görevlendirilecektir.
Ayrıca süngü, kılıç, mızrak ve eğer yapan zanaatkarlar bunların üretim ve onarım işlerinde çalıştırılacaktır.
Görevlendirilen imalathanelere, esnafa ve zanaatkaklara geçimlerine yetecek ücret ödenecektir.
10- Numaralı emir: Halkın elinde bulunan dört tekerlekli at ve öküz arabaları, binek atı, top çekebilecek hayvanlar, yük beygiri, katır, eşek ve develerin yüzde yirmisine el konulacak, bunların bedelleri sonradan ödenecektir.
Silah, cephane ve malzemesi bol, sırtını İngiliz endüstrisine dayamış Yunan ordusu karşısında Türk ordusunun ne kadar güç durumda olduğunu anlamak için, Tekalifi Milliye Emirleri ile halktan neler istediğine göz atmak yeterlidir.
Başkomutan Mustafa Kemal Paşa düşmanla olduğu kadar yoklukla da savaşmak zorundadır.
Yokluk işgallerden artakalan topraklardaki ekonominin kısırlığından, sanayi kuruluşları olmayışından kaynaklanmaktadır.
Hükümet elinde para olduğu zaman bile ordu için gerekli birçok malı satın alamamaktadır. Örneğin, 50.000 çift ayakkabı satın almak için para bulunmuş, fakat piyasada satın alınacak ayakkabı bulunamamıştır.
Ayakkabı fabrikası veya büyük çapta üretim yapabilecek imalathane de olmadığından, sipariş bile verilememiştir.
Bu yüzden, başkomutan para olsa da satın alamayacağı şeyleri her evden tek tek toplamak zorundadır.
