KÖY ENSTİTÜSÜNDEN MEZUN OLAN ÖĞRETMENİMLE ANILARIM.

KÖY ENSTİTÜSÜNDEN MEZUN OLAN ÖĞRETMENİMLE ANILARIM.

Yıl 1959 Başarakavak köyü ilk okulunda 5. sınıfa okuyoruz 4 ve 5 sınıflar aynı odada ders görüyoruz.
Öğretmenimiz aynı köyden akrabamız Ereğli İvriz köy enstitüsünden mezun olduktan sonra köyünün çoçuklarını yetiştirmek için köyde öğretmenlik yapan Mehmet Demirtaş’tı.
Eski yıllarda kış günü köyde çok kar yağardı, yine bir pazar günü yaklaşık 50 cm yakın kar yağmıştı. Başarakavak köyü iki dağın arasına kurulmuş her iki yanında kaymaya müsait tepeler olmasına rağmen Mehmet öğretmenden korktuğumuz için o dağlarda bizi görecek diye kayamaz idik.
Çareyi köyden 4 kilometre uzaktaki dağlara gider orada lastik ayakkabıyla kayar (zılardık).
Bir pazar günü karda kaymaya köyün dışına gittik biz kayarken öğretmenimiz Mehmet Demirtaş bizi takip etmiş o karda kayarken bizi buldu.
Hepimiz avcı köpeği görmüş tavşan gibi ayrı ayrı dağlara kaçtık.
Pazartesi günü tüm kayan öğrencileri tahtanın başına çıkardı.
Eline kalın eşek dayağı aldı önce sağ ayağımıza sonra sol ayağımıza çok hızlı şekilde vurdu ayaklarımız uyuştu yere basamıyor sıramıza sürünerek gidiyorduk.

     Öğretmenler gününde ilk okul öğretmenim Mehmet Demirtaş’a telefon ettim. Beni karda kaydığımız için eşek dayağı ile döven öğretmenim gününüz kutlu gönlünüz mutlu olsun dedim.
Bizim derslerimizde çok çok iyiydi neden döverdin diye sordum.
Oda Baban benim çok yakın arkadaşım ve akrabamdı.
Bana dediki ben çocuklarımı Konya’da sanat okulunda okutmak istiyorum ben okuyamadım içimde bir sızı var sen bunları iyi yetiştir diğer çocuklardan ayrıcalıklı muamele yapma dedi.

Devam etti ben o yıllarda sizi karda kaydığınız için dövmemiştim derslerinize daha çok çalışın diye dövmüştüm dedi.
Ben o zaman dövmeseydim siz köy ilk okulundan mezun olup Sanat okulu imtihanını kazanamazdınız.
Daha sonra İstanbulda okuyup köyümüzün ilk üniversite mezunu 2 elektrik mühendisi olamazdınız dedi. Kardeşim Osman’la ilk okula birlikte başlamıştık birlikte bitirmiştik. Mehmet öğretmen sizlerle her zaman gurur duyuyorum elektrik mühendisi olarak iş hayatınızda başarılı işler yapıyorsunuz sizlerin bu duruma gelmenizde emeğim olduğu için seviniyor ve mutlu oluyorum dedi.
Babanız 43 yaşında vefat ettiği için sizlerin Elektrik Mühendisi olup iş hayatına atıldığınızı göremedi Allah rahmet eylesin mekanı cennet olsun dedi.

Diğer anım okuma dersimizde okuduğu eski 1-2 yıllık CUMHURİYET gazetelerini yere yayar hepimiz aynı anda sesli olarak okur bitince tekrar katlar dolaba koyardık.
Her cuma günü yukarı camide diğer cuma günü aşağı camide toplu olarak öğrencilerle hep birlikte cuma namazı kılardık.
Bu anlattığım anılarımı 1958-1959 yıllarında yaşamıştık hala hatırlarım.
20 yıl önce ilk okul öğretmeniz Mehmet Demirtaş’ta vefat etti Allah rahmet diler mekanı cennet olsun.

Görüntünün olası içeriği: Ali Kemal Başaran, kar, ağaç, açık hava ve doğa