ÖĞRETMENLER GÜNÜNÜZ KUTLU OLSUN

İlkokul öğretmeninin bir insanın yaşamının şekillenmesinde çok önemli bir yere sahiptir. Geleceğimize etkisi hayatımızı şekillendiren eğitim kahramanlarıdır. Orta okul,lise, hatta üniversite hocalarının bir kısmının isimlerini unutsak dahi ilkokul öğretmenlerimizin ismini hiç unutmayız.
İlkokul öğretmenlerimizin geleceğimize olan etkisi göz ardı edilemez. Onlar bizlere sadece bilgi vermekle kalmaz,aynı zamanda hayatta dair önemli değerleride kazandırırlar.
İlkokul yıllarında öğrendiğimiz her şey geleceğimizin temelini oluşturur. Bu yüzden öğretmenlerimiz hayatımızda büyük bir rol oynar ve onları hatırlandırmak,onurlandırmak çok önemlidir.
Her insanın ilkokul yıllarında öğretmeni ile geçen anıları var bende ilkokul yıllarımdaki bazı anılarımnı anlatmak istedim.
1954-1955 ders yılında anıtın karşısında DSİ bölge müdürlüğü yerinde iki katlı ahşaptan yapılmış Kurtuluş ilk okulunda başladım.
İkinci sınıfı da yeni yapılan Mümtaz Koru ilk okulunda okudum. İlk okul öğretmenimizin ismi Vahide Aytaç tı sarışın çok güzel bakımlı öğrencilerini çok seven bir hanımdı.
Atatürkü çok sevdiğini her zaman söyler onun hayatını hep anlatırdı.
Benim gözlerimin rengi nin Atatürk’ün gözlerinin rengine çok benzediğini söyler benim gözlerime hep bakardı bazen diğer sınıfın öğretmenine de çağırır gözlerime bakarak yorum yapardı.
1959 yılında Konya Erkek Sanat okulunda kardeşi Nahide Aytaç’ta bizim yurttaşlık ve Tarih öğretmenizdi.
İlk okul birinci sınıfta okulumuzun karşısındaki Atatürk heykelinin yanında 70 yıl önce sınıfça çektirdiğimiz resimi paylaşmak istedim.
Dedemin ekonomik durumu bozulunca doğduğum ikibuçuk yaşında ayrıldığım Başarakavak köyüne 9 yaşında tekrar geri döndüm.
Köyde 1,2,3, sıfları aynı derslikte da bir öğretmen ve 4,5 sınıfları da bir öğretmen okutuyordu. Sınıflar sıra ile ayrılmıştı. Bu düzen benim için zor olsa da 1,2, sınıf ta iyi eğitim aldığım için kardeşim Osman ile aynı sınıfta olduğum için kısa sürede alıştım.
Dördüncü ve beşinci sınıf öğretmenimiz İvriz köy enstitüsünden yeni mezun olmuş köylümüz ve ayrabmız Mehmet Demirtaş öğretmen de okuduk.
Çok sert görünüşlü ama öğrencilerini çok sever onları yetiştirmek öğretmek için gece babalarımızla gündüz bizlerle uğraşırdı.
Mehmet Demirtaş öğretmenimle geçen bir hatıramı anlatmak istiyorum.
Bir pazar günü köyde 30-40 cm kar yağmıştı köyün her iki yanı kaymaya elverişli dağ olmasına rağmen öğretmenin korkusuyla köyden 3-4 km uzaklıkta 5-6 arkadaş kaymaya gittik.
Köyde bizi göremeyince sormuş soruşturmuş bizim hangi dağda kaydığımızı öğrenmiş. Kendimizden geçmiş bir şekilde karda kayıp eğlenirken karşımızda Mehmet öğretmeni gördük.
Avcı görmüş tavşanlar gibi hepimiz bir yerlere kaçtık ama pazartesi günü karda kayan beni görüp kaçan kişiler tahtanın önüne çıksın dedi. Eline köy tabiri ile eşek dayağı almış kaldırın ayaklarınızı dedi her iki ayağımıza da çok hızlı vurdu acısından yerimize zor geçtik.
Mehmet Demirtaş öğretmenimle her zaman görüşürdük yine bir öğretmenler gününün de telefon ettim.
Bizi karda kaydanız diye eşek dayağı ilecezalandıran öğretmenim gününüz kutlu olsun dedim. Oda ben sizin karda kaymanıza kızmadım daha çok ders çalışın köy okulundan mezun olan bir öğrencimin liseye ve sanat okulunda okumasını istiyordum.
Ama sen ve kardeşin Osman ilk defa köy okulundan mezun olup üniversite de okuyarak elektrik mühendisi olmanız bana en büyük mutluluğu verdiniz dedi.
Hakkın rahmetine kavuşan tüm öğretmenlerimize Allah rahmet eylesin mekanları cennet olsun.