TERMALDE GÜNLÜK YÜRÜŞ VE RED KİT

TERMALDE GÜNLÜK YÜRÜŞ VE RED KİT
    Bu gün termalde torunlarım Ali Kemal pateni, Cenap Kerem kaykayı ile kayarken oğlum Mustafa’da benim kolumdan tutarak bastonum yardımıyla yavaş yavaş hep birlikte günlük yürüyüşümü yapıyordum.
Dinlenmek için otopark girişine dikilen Red Kit maketinin yanında durduk.
    Termale gelen çocuklar, anne ve babaları ile birlikte Red Kit’le hatıra fotoğrafı çektiriyorlar.
    10 yaşındaki torunum Ali Kemal’e Red Kiti’in ismini sordum oda haklı olarak bilmiyorum dedi. Ben de bunun adı Red Kit dedim. Red Kit’in ne yapmış dede diye sorunca beni 1960 yılına götürdü ve anlatmaya başladım.
Red Kit vahşi batının en nazik ve gölgesinden hızlı silah çeken yalnız kovboy Red Kit’in sadık beyaz atı Düldül ve sevimli köpeği, Rin Tin Tin ile beraber suçluların ve adaletsizliğin amansız düşmanıydı.
    Suçluları temsil eden Dalton Kardeşler: Joe, William, Jack ve Averel ile birlikte bir çok maceralarını 12-13 yaşlarında zevkle okudum. Hatta üniversite yıllarıda dilenmek, rahatlamak için okuduğumu söyledim.
    O yıllarda yayınlanan çizgi romanlarında Red Kit ağzından hiç eksik olmayan sigarası vardı. 1983 yılında sigarayı bırakan Red Kit ağzında bir saman parçası tutarak çizmeye başladılar.
    Teknolojinin kucağında doğan cep telefonu, bigisayar ve tabletle kullanan internete girip Google, WhatsApp, İnstagram, proğramları ile istedikleri oyunu oynayabilen istediği bilgiye ulaşabilen Z kuşağı denilen torunuma anlatmaya devam ettim. Torunum Ali Kemal çizgi romanındaki Red Kit’i pek canlandırmadı çünkü onların oynadığı bilgisayar oyunları ile kıyaslanmaz.
    Dede Red Kit’i sen nasıl tanıdın diye sorunca başladım anlatmaya 1959 yılında Başarakavak köyü ilk okulunu kardeşim Osman’la birlikte bitirdik. Rahmetli Babam bizi Konya Erkek Sanat okulu orta kısmına kaydımızı yaptırdı. Arzusu her ikimizin de motor bölümünü bitirmemizi daha sonra bize oto tamir atölyesi açmayı düşüncesindeydi.
Konya’ya gelince bir kısım gençlerin Tommiks, Teksas,       Red Kit gibi macera çizgi romanlarını okuduklarını gördüm. Bu kitapların yeni sayıları 50-60 kuruşa satılıyordu sinemaya giriş ücreti 100 kuruş civarındaydı.
Okunmuş eski sayıları Yeni sinama önünde, Alaaddin tepesinde 25-30 kuruşa satılıyordu. Yeni sayıları alan arkadaşlarımız okuduktan sonra 5 kuruşa diğer arkadaşlara okutmak için kiralıyorlardı.
    Ben de okumak istiyordum ama ne 60 kuruş verip satın almaya nede 5 kuruş verip kiralamaya ayıracak param yoktu. Kiralayan arkadaşlarımızın sağına soluna geçip o okurken bizde kaçak okuyor bir yerde otlakçılık yapıyorduk.
    Benim gibi macera çizgi romanları okuyan arkadaşlarıma, dostlarıma o günleri tekrar hatırlatmak istedim. Allah sağlıklı mutlu huzurlu koronasız bir ömür nasip etsin inşallah.