KONYA POSTASI 11.01.23

SİYASİ ANALIZ

Hani yavaş yavaş ısınmaya başlayan siyasette ateşe arada sırada bizde odun atıyoruz ya.

İşte sıkı okurlarımızdan değerli büyüğümüz Ali Kemal Başaran abimizde siyasi tecrübesi ile bizimle şunları paylaşıyordu:

“MİLLETVEKİLİ SEÇİMİ YAKLAŞIYOR ADAYLARININ İSİMLERİ YAVAŞ YAVAŞ KULİSLERDE DOLAŞMA BAŞLADI.

Yıllar önce Milletvekili olmak isteyenler Hakim huzurunda yapılan ön seçimde tüm partili üyelerinin oylarıyla sıralama yapılır kontenjanların haricinde bu liste değişmez buna ön seçim denirdi.

Günümüzde parti genel başkanları tarafından hazırlanan önden seçimle değil arkadan yapılan seçimle veya Genel Başkanın yat dedi yerde yatacak, kaldır dediği yerde kaldıracak nitelikte isen listeye girme şansına sahipsin.

Son 20 yılda Konya’dan 70’e yakın iktidar ve muhalefet partisinden Milletvekili olarak görev yaptı.

Bu Milletvekillerinden 15 kişinin ismini bir solukta kaç kişi sayabilir.

Milletvekili adaylarının genel olarak isimlerinin önünde ki parıltılı Profesör, Doktor, Avukat, Mühendis, Emekli Asker, Müsteşar, Bakan yardımcı gibi etiketlerden esinlenerek aday yapılır vatandaşların tercihi tamamen göz ardı edilmektedir.

Partinin tozunu yutmamış, tabanı tanımayan, aday olduğu bölgeyi bilmeyen kişilerle, yola çıkmak ne kadar gerçekçi ve kalıcı başarıları getirebilir. Bu aslında bana göre makul sayıda kabul edilebilir bir yöntemdir.

Ama makul olmak şartıyla, çünkü bu insanların parti içinde Hakim nezaretinde yapılacak bir ön seçimden, bir yarışta seçilme şansları yoktur.

Buna benzer bir başka örnekte, siyaseti tabandan yapmanın angaryası ile uğraşmadan, ahbap çavuş ilişkileri, eş dost, hatırlı ağabeyler, parti büyükleri ve buna benzer yöntemleri kullanarak, gerçek parti emekçilerinin haklarını gasp ederek bir yerlere gelmek, uzun bir süredir tercih edilen bir yöntem olmuştur.

Biz siyasette buna “paraşüt yöntemi” diyoruz. Partide çalışmadan basamakları tek tek çıkmadan, emek vermeden, yorulmadan, partinin kirasını çalışanların parasını ve genel giderleri ödemeden bir haber kişilere paraşütle gelmiş adaylar denilmektedir.

30 yıl önce aktif siyaset yaptığımız dönemlerde Milletvekilleri, yönetim kurulu üyeleri olarak köylere yol, su, elektrik, telefon, getirilmesi için yardımcı olduğumuzda vatandaşın isteklerini problemlerini çözmeye yardımcı olduğumuz zaman bütün yorgunluğumuz gider çok mutlu olurduk.

Acaba günümüzde siyaset yapan Milletvekilleri ve yönetim kurulu üyeleri son yıllarda bu mutluluğu hiç yaşayıp yaşamadıklarını sormak gerek Siyasete, oturdukları koltuğa değer katamayanların oturdukları koltuktan değer alacağı milletçe bilinmesine rağmen onu seçilecek sıraya yazanlar, yazdıranlar bu dünyada millete hesap vermezlerse de öbür dünyada Allah’a hesabını vereceklerini unutmasınlar.

Siyasetçi şehrinin ve ülkesinin insani değişim ve dönüşümünü ateşleyen, halkın hislerine, duygularına, beklentilerine cevap veren, dünü iyi okuyan, bugünü eylemleriyle, ortaya koyduğu enerjiyle şekillendiren ve yarın için projeler üretebilen kişilerden seçilmelidir.

Kendi mesleğinde başarılı olan yanında şirketinde yıllardır işçi çalıştıran, devlete her yıl vergi veren iş insanlarından da seçilmelidir.

Her zaman Belediye Başkanlarının, parti yöneticilerinin, sivil toplum kuruluşlarının başkanları da başarılı bir milletvekili görevini yerine getiremediğini bu millet hep gördü.

Millet ve devlet geleneklerimizin temel harcı olan güven, itimat, sadakat, vefa ve fedakarlık inanç ve kültürü son yıllarda yerini güvensizliğe, itimatsızlığa, sadakatsizliğe, vefasızlığa ve nemelazımcılığa bırakmıştır.

Siyasi parti liderleri, Bakanlar, Milletvekilleri, Parti yöneticileri biri birlerine sade vatandaşların dahi söyleyemeyeceği ağır sözler sarfetmekteler.

Bırakın milletin karnını doyurmayı, fakirlikten kurtarmayı bugün kaç milyon insan açlık ve yoksulluk sınırındadır.

Gerçek manada kaç milyon insan işsiz, güçsüz ve sahipsiz?

Siyasette uzun süreli dost, uzun süreli küs kalınmıyor bu cümle ile eski siyasetçilerimizin klişe olmuş lafları hepimizin hafızalarında durmakta.

Tekrar hatırlayalım

TÜKÜRECEĞİN YÜZE, ÖPECEĞİN KADAR YER BIRAK. GÜN GELİR O TÜKÜRDÜĞÜN YÜZÜ ÖPMEK ZORUNDA KALIRSIN.”

Kaynak Linki = https://www.konyapostasi.com.tr/makale/ugur-baskana-leyla-hanima-bazi-vekiller-ile-iki-baskana-tesekkur-ederim-99447