ERKEK SANAT OKULUNA KAYIT OLMAK İÇİN KONYA’YA BABAMLA BERABER GİTTİK.

İlkokula ben 1954-1955 ders yılında Konya’da başladım, kardeşim Osman benden bir yaş küçük olmasına rağmen o da köyde aynı senede ilkokula başladı 1959-1960 ders yılında beraber Başarakavak İlkokulu’ndan mezun olduk.

O  yaz köyde yaylada atları, öküzleri yaydık, tarlaya azık görürdük, ekin tarlasında sap çektik, harmanda düven sürdük. Sonbahar geldi okullar açılacak. Konya’da yeni bir okula başlayacağız, bunun sevincini yaşıyoruz. Babam, “Ben okuyamadım. Babam müsade etmedi çiftçi olmamı istedi ama ben sizin çiftçi olmanızı istemiyorum. Okumanızı bir meslek sahibi olmanızı istiyorum. Gerekirse ceketimi satacağım sizleri okutacağım” derdi.

Köy bakkalı Müdür Alisi’nin dükkanında ceketlik ve pantlonluk kumaş satılırdı. Babam, Osman ve beni okulda giyeceğimiz ceket ve pantolon kumaşlarını seçtirmek için Müdür Alisi’nin dükkanına götürdü.

O yıllarda kışlar çok soğuk olurdu. Üzerimize giyecek paltomuz yoktu. Onun için hem palto hem ceket yerine kullanılacak kalın bir kumaş seçtik aldık.

Köyün tek terzisi Vehbi Ok ustaya ölçülerimizi aldırdı, birer ceket ve pantolon diktirdi.

Annem de koyunlarımızın yününden eğirdiği ipten önü kravat yakalı mavi bir kazak ördü, bir gömlek dikti. Çok mahirdi, elinden her şey gelirdi.

Köyde pek önemli değil, ne bulursak onu giyerdik ama babam “Konya’da yeni bir okula başlayacaksınız, yeni arkadaşlarınız içerisinde eski elbiselerinizle mahçup olmayın” diye yeni diktirdiği ceket ve pantolonu giyerek gitmemizi istemişti.

Üzerimize yeni ceketi ve pantolonu, ayağımıza da iskarpin görünümlü Ankara lastiği ayakkabılarımızı giydik. 1959 Yılı Eylül ayında Konya Erkek Sanat Ortaokulu’na kayıt yaptırmak için Babam ile birlikte açık kamyon üzerinde Konya’ya geldik.

Kayıt olacağımız okul Erkek Sanat Enstitüsü Ortaokulu, Kayalı Park karşısında tarihi bir bina idi. Önce ki yıllarda ilkokulu bitiren öğrenciler bu okula imtihansız alınır, üç yıl orta kısmında okuyup mezun olduktan sonra iki yıl da seçtiği meslek bölümünde göre sanat enstitüsü kısmında okur mezunu olurdu.

Erkek Sanat Okulu’na girmek isteyen öğrencilerin çoğunluğu kaza ve köylerden gelen ekonomik durumu düşük aile çocukları idi. Kısa sürede sanat öğrenip, okuldan mezun olduktan sonra mesleği ile ilgili dükkan açıp çalışmak veya devlet dairesinde, özel sektör fabrikalarında veya bir ustanın yanında çalışmayı amaç edinmiş öğrenciler çoğunlukta idi.

Erkek Sanat Okulu’nda bizim zamanımızda Elektrik, Motor, Tesviye, Demir, Marangoz, Döküm ve Model bölümleri vardı.

Üniversite imtihanına sanat enstitüsünü bitirenler giremiyor sadece lise ve maarif kolejlerinden mezun olanlar girebiliyordu.

Sanat Enstitüsü mezunları mühendis ve mimar olmak isterse İstanbul Yıldız Teknik Yüksek Okulu’nun imtihanını kazanması gerekirdi.

Sanat Okulu öğretmeni olmak isterse de Ankara Yüksek Teknik Öğretmen Okulu imtihanını kazanıp mezun olması gerekirdi.

Erkek Sanat Okulu ve lise mezunları da üniversite mezunları gibi askerliğini yedek subay olarak yapıyorlardı. Bu hakları 1958 yılında iptal edildi. Yedek subay hakkının tekrar geri verilmesi için yürüyüş ve toplantılar yapıldı ama alınan karar değişmedi.