ATATÜRK KURTULUŞ SAVAŞI SONRASI BAŞARALIZADE MUSTAFA EFENDİ’YE DEVLETİN ÖDÜNÇ ALDIĞI PARAYA KAR-ŞILIK ILGIN ŞEKER FABRİKASI KARŞISINDA BAŞARALI ÇİFTLİĞİNİN ARAZİSİNİ T.B.M.M. KARARI İLE 14.10.1925 TARİHİNDE VERMİŞ

Kurtuluş Savaşı bittikten sonra Atatürk, dedem Başarılızade Mustafa Efendi’yi Ankara’ya çağırmış “Mustafa Efendi senin savaş öncesi yaptığın yiyecek, giyecek yardımlarını ödemeyeceğiz. Ama Devlet olarak senden ödemek şartıyla aldığımız borç parayı da nakit olarak ödememizin imkanı yok. Devletin bütçesinde yeterli para yok. Senin alacağının bir kısmına Ankara Kızılay’dan 500 dönüm araziyi Meclis kararı ile verelim, kalan kısmına üzüm incir verelim sen tüccarsın satar paraya çevirirsin” demiş.

Arazi olarak vermek istediği yer şu andaki Kızılay Meydanı’nın olduğu yermiş ama o yıllarda orası bataklık, sazlık, sivrisinekten geçilmez bir haldeymiş.

Büyük dedem Atatürk’ün vereceği arazinin yerine bakmış ve Atatürk’e “Paşam orası bataklık, ekilmez dikilmez bir yer. Konya’ya da çok uzak” diyerek almak istememiş.

Atatürk’te “O zaman Konya yakınında Ilgın Şeker Fabrikasının karşısındaki 4900 dönüm yarısı bataklık olan araziyi üç yıl içerisinde kurutmak şartıyla Türkiye Büyük Millet Meclisi kararı ile sana verelim. Borcun kalan kısmını da yine üzüm ve incirle ödeyelim” demiş.

Dedem kabul etmiş. Arazideki bataklığı kurutmak için her gün ortalama 100-150 kişi çalıştırarak kanallar açtırmış. Arazinin büyük kısmını üç yıl içerisinde kurutmuş, tapusunu almış. O tarihlerde 1 kilo leblebinin fiyatı bir kuruşmuş, amelenin yevmiyesi ise 5 kuruşmuş. Günümüzdeki leblebi fiyatına göre değerlendirirsek amele yevmiyesi yaklaşık 75 liraya gelmekte. Ortalama her gün yaklaşık 10.000 lira işçi parası ödeyerek arazinin büyük bölümünü kurutmuş.

TBMM 14 Ekim 1925 tarihinde aldığı karar ile yükümlülüklerini yerine getirerek arazinin büyük kısmını tarım yapılacak hale getirdiği için tapusunu Başaralızade Mustafa Efendi’ye vermişler.

Arazinin etrafındaki üç köyden itirazlar olmuş. “Bizim hayvanlarımızın yayıldığı yeri bir kişiye verdiniz, köyümüzde hayvanlarımızın yayılacağı mera kalmadı. Bizde bu bataklığı kuruturduk demişler ama araziyi kurutmak için gerekli çalışmayı yapmamışlar.

Buna rağmen çok iyi niyetli olan Başaralızade Mustafa dedem komşu üç köye dağıtılmak üzere 1300 dönüm araziyi kendi isteği ile vermiş.

Yıllarca Başaralı çiftliği olarak dedem başta olmak üzere ailemiz tarafından tarım yapıldı. Ben 6-7 yaşlarında idim, dedemle birlikte çiftliğe gitmiştik. Bir çok yerinde pancar ve buğday ekiliydi. Su kanalları içinden çok büyük sazan balıklarını yakaladıklarını hatırlıyorum.

Çiftlik evinin son hali, Alttaki çiftliğin topografik haritası
Çiftlik evinin son hali, Alttaki çiftliğin topografik haritası