
Köyümüzde şimdi harman zamanı 15 günü geçmiyor çünkü eski yıllarda öküz kağnısının at arabasını zor çıktığı yerlere şimdi tarla yolları yapıldığı için yaklaşık 10 biçer döver köyün tüm ekili tarlalarımı biçiyor.
Bizim çoçukluğumdaki harman sürme işini sizlere anlatmak istiyorum.
Her köylünün başaklı buğdayını sürebilmesi için 100 metre kare büyüklükte, düz bir alan ihtiyacı
Ekseri köyün dış kısımlarında bulunan tarlaya yakın düz yere toplanan bu yerlere “harman” denir.
Temmuz ve ağustos aylarında olgunlaşan ekinler elle orakla, tırpanla biçilir, bir kucak dolusuna deste denir bu desteler belirli aralıkta bir yere toplanır buna da yığın denir.
Yığınlar kağnı arabasının, at arabasının üzerine ananat ile yüklenir urganla sıkıca bağlanır ve harmanlara taşınırdı.
Harmana gelen başaklı ekinler burda alt kısmı daire şeklinde tepeye doğru sivrilerek, üst üste düzenli olarak istif edilir.
Buna “yığın” adı verilir. Harmana getirilip çokça yüksek yığınlar oluşturulduktan sonra sıra artık harman sürmeye gelmiştir.
Yığınlardan ananat ve dirgen ile alınan buğday sapları geniş daire çizecek şekilde eşit olarak harmana yayılır.
Uzun ve geniş, önü yukarı doğru kalkık iki parça tahtadan yapılan ve altında kesici çakmak taşları döşeli olan düvenlere at, öküz veya koşularak harman sürme işine başlanır.
Düvenin ağır olması ve hayvana yön vermesi için, bir kişi devamlı düvenin üzerinde durur.
Düven bu şekilde hayvanlar eşliğinde yere serilen buğday sapları üzerinde geniş daire çizerek defalarca döner.
Böylece altındaki kesici taşlar buğday saplarını ve başakları ezip keserek birbirinden ayrılmasını, sapların da küçülerek saman şekline gelmesini sağlar.
Sabahın erken saatinde başlanan ve hayvanı olanlar çift düğen ile başladıkları harman sürme işlemin bitmesi öğlen vaktinden sonraya uzar. 7-8 saati bulur.
Saplar ezilip gittikçe düzleşen harman dirgen ile üç dört kez komple aktarılır ve sürmeye tekrar devam edilir. Saplar çok daha ezilip ve başaklardan taneler ayrılmaya başladığı zaman üç dört kez beldenat yaba ile aktarılarak harman sürülür.
Sona doğru ekin sapları tamamen saman haline gelir.
Buğday deneleri ise başaklardan tamamen ayrılıp dibe iner, samanlar ise üstte kalır. Biten harman sürme işleminin ardından samanlar ve buğday deneleri tırmık ve süpürge ile orta yerine toplanır.
Buna malama denir. Buğday tanelerini samandan malamadan ayırmak için yaba ile rüzgara karşı havaya doğru savrulur.
Rüzgar hafif olan samanı bir tarafa atar. Geriye samandan ayrılmış buğday taneleri kalır.
Bu işleme harman savurma denir. Samandan ayrılan ve henüz tam temiz olmayan buğday tanelerine ise, “çeç” adı verilir.
Çeç, içinde kalan küçük saman kalıntıları, taş ve topraktan temizlenmesi için “gozer” denen iri delikli elekten geçirilir.
Hala tam temizlenmemiş olan buğday taneleri ince delikli “kalbur” dan geçirilerek tekrar elenir.
Tam temizlenen buğdaylar çuvallara doldurularak kağnı veya at arabası ile sırtta evlere götürülür.
Orada ambar veya herkillere boşaltılır. Artık öğütülmeye hazır hale gelmiştir.
Bütün yığınların harmana serilip sürülmesi harmana getirile sap miktarına göre bir veya iki aya yakın bir zaman devam eder.
Bu işlem oldukça zahmetli ve yorucu bir iştir. Çalışan elemanın çokluğu, hayvanların iyi ve çok olması, hava şartlarının elverişliliği bu işi kolaylaştıran etkenlerdir.
Düğen altındaki kesici çakmak taşları sürekli dönme etkisi ile zamanla körelir veya yerlerinden çıkarlar.
Belirli aralıklarla bu taşlar değiştirilir veya düşenlerin yerine yenisi takılır.
Yağmur yağarsa harman sürmeye ara verilir. Islanan yığınların ise kuruması beklenir.
O sebeple yığınların yağmurdan fazla zarar görmemesi için üst kısımları sivri ve aşağı doğru genişçe olur.
Islanan sapların düven ile sürülmesi imkansızlaşır. Malamayı savurmak isin rüzgarın esmesi beklenir, eğer rüzgar çıkmazsa geceleri ay ışığında bile harman savrulur.
Ekinler ne kadar kuru olursa harman sürme işi de o kadar kolay ve hızlı olur.
Hayvanlar uzun süre dönmekten, havaların da çok sıcak olmasından dolayı yoruldukları için belirli aralıklarla mola verilir.
O arada yemekler yenir, ayran ve çay içilir.
Harman sürerken öküzlerin malama içine pislemersine çok dikkat etmek gerek düven içinde duran bok selesi ile alıp dışarıya atmak gerek çünkü öküzkerin dışkısı malama İçinde yığıntıya sebeb olur.
Atlarla düşen s,ürerken dışkıçları dağıldığı için dışarya atmaya gerek yok.




Tüm ifadeler:
81
