11-12 yaşlarındayız, Üçpınar yaylamızda baş pınarın yanında birisi sarı diğeri kara öküzleri otlatıyoruz. Öküz yayarken en büyük eğlencemiz sapanla kuş avlamak ayrıca kuş yuvalarını arayıp bulmaktı.
Büyükçe bir kayanın altındaki kovukta karanlıkta bir çift gözün parladığını gördük. Heyecanla kuşu delikten çıkartmak için elimizdeki sopalarla epey mücadele ettik ama delikten dışarı çıkartamadık.
Kuşu çıkartamamıştık ama altındaki yumurtalarını gördük. Onları dışarıya çıkartmak için tekrar deliğin başına geldik. Sopayla yumurtaları çıkartırken birisi kırılmıştı, içinden kuş yavrusu çıkmasını beklerken küçük yılan yavrusu çıktığını gördük.
Saatlerce delikten dışarıya çıkartmak için uğraştığımız karanlıkta parlayan gözün, kuş gözü olmadığını, bunun bir yılan olduğunu fark ettik.
Osman’la birlikte öküzleri orada bırakarak yaylaya doğru kaçmaya başladık. Öküzler de bizim arkamızdan geldi. Korkumuzdan epey bir süre yılanlı kayanın olduğu yere öküz otlatmaya gitmedik.
