KONYA POSTASI, UĞUR ÖZTEKE
KONYASPOR GERÇEĞİ
Konya’nın yaşayan hafızalarından çok sevip saydığım değerli büyüklerimizden Ali Kemal Başaran abimiz de sporu ve tarihi bize şöyle canlandırıyordu
“Uğur kardeşim
Köşe yazınızı okudum bu gün eski stadyumda yeni millet bahçesinde yürürken Konya ve Konyaspor ile ilgili yazın beni yine 64 yıl öncesine götürdü.
1959-1960 ders yılında Başarakavak köyünden Konya Erkek Sanat Okulunda okumaya kardeşim Osman’la birlikte geldik.
Okulun tatil olduğu günler Cumartesi öğleden sonra Pazar gününün tamamı Atatürk Şehir Stadyumunda geçirdik. Sinemaya gidecek paramız yoktu cebimize 5 veya 10 kuruşluk ay çiçeği çekirdeği aldık mı bizden mutlusu yoktu. Şimdi bu yerleri Suriyeliler tutmuş.
Hiç spor yapamadım ama iyi bir spor seyircisiydim o yıllarda dış sahada oynanan 2. Veya 3.amatör küme futbol maçları ücretsiz olduğu için arka arkaya o maçları seyrederdik.
O yılarda kapalı spor salonu yapılmamıştı basketbol, voleybol maçları tenis kortunun olduğu yerde açıkta yapılırdı.
Kapalı spor salonu yapıldıktan sonra bu maçların yanında boks, güreş, jimnastik müsabakaları da bu salonda yapılmaya başladı, biletli olanları pencerelerden biletsiz olanını da içeriden seyrederdik.
Gençlerbirliği, İdmanyurdu, Karagücü, Yolspor gibi birinci kümedeki takımların maçları çok çekişmeli geçerdi.
Bu maçları giriş kapısının yanındaki demire yaslanarak yalnız ceza sahasını ve kaleciyi seyrederdik.
O yıllarda saha içindeki bisiklet pistinde her pazar sabahı öğleye kadar yarışlar yapılırdı.
Konyalı bu yarışları seyretmek için gelir kapalı türbini tamamen doldururdu.,
Rahmetli Rifat Çalışkan, Dursun Ali Akdere, Nusret Ergül gibi adını sayamadığım sporcuların yarışmasını heyecanla seyrederdik.
Gençlerbirliği ile İdmanyurdu Konyaspor adı altında birleşti senelerce 1 lige çıkmak için uğraştı başaramadılar.
O yılları hatırlayanlar bilir 1987-1988 yılı Tarsus İdmanyurdu sahaya tavukların salındığı maç sonunda istediğimiz sonucu alamayan Konyaspor şampiyon olmadı, sadece 2 gol yüzünden kaçmıştı.
1987-1988 sezonunda Süleyman Çınar ve arkadaşlarının istifasıyla Anadolu Kartalı bir anda sahipsiz kaldı.
1987 yılı Milletvekili seçimleri öncesi muhacir pazarı meydanında ANAP olarak bir toplantı düzenlemiştik karşısında da TEKEL bayisi varmış kafayı çeken kahvehaneyi tıka basa doldurmuş.
Milletvekilleri ve belediye başkanı Ahmet Öksüz var.
Yapılacak işlerden mavi tünelden, sulamadan, yoldan bahsetmeye başlayan Milletvekillerine ve Belediye Başkanına kasvetin hep bir ağızdan bırakın işi gücü Konyaspor ne olacak diye sormaya başladılar.
Şimdiye kadar 12 Milletvekili gönderdik hangi parmağa işediniz bir alay sığır dediler ve kahvenin içi karıştı.
Sarhoşla kavga edilmez ama küfürlerin haddin hesabı yok ses düzenli minibüsü orada bırakarak parti binasına kaçtık.
Bir gün sonra arabayı oradan aldık getirdik.
Toplantı yapıldı Konyaspor’un maddi sorunlar aşılamıyordu, şampiyonluk için para gerekiyordu.
Şans o günlerde belki de ilk defa Konyaspor için bu kadar cömert davranıyordu.
Şehirde öyle bir vali vardı ki; hem görev yaptığı şehrin hem de futbolun aşığıydı.
İmparator lakabıyla tanınan Vali Kemal Katıtaş ve Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Öksüz, daha önce fikir desteği verdikleri Konyaspor’a bu kez her şeylerini vermeye hazırdılar ve taşın altına ellerini sokmaya razı oldular.
Bir sezon önce Tarsus İdmanyurdu maçında çıkan olaylar pahalıya patlamıştı. Verilen cezalar nedeniyle evinde oynaması gereken maçların tamamını deplasmanda oynayacaktı.
O zamanın Konya Milletvekilleri Başbakan ÖZAL’ı devreye sokarak cezayı indirdiler kendi sahasında oynayacak 5 maçı deplasmanda oynamasına karar verildi.
Konyaspor’un Ahmet Öksüz başkanlığında ki yeni yönetimi ne yapacağını bilemez durumdaydı. Ama Şefik Tarhan, Ali Ataman ve Şemsettin Beştav gibi futbolu iyi bilen yöneticiler hemen kolları sıvayıp transfere başladılar.
Belediyenin tam desteğiyle maddi sorunlar çözülmüştü. Birçoğu 1.ligde top koşturan 7 oyuncu kiralandı.
Bunların arasında Galatasaray’lı Büyük Metin ve yine sarı kırmızılı takımın daha sonra efsane futbolcularından olan Suat Kaya da vardı.
Konyalı olan sadece Celalettin ve Salih vardı.
Ortaya tecrübeli ve çok koşan bir takım çıkmıştı. Son olarak onları şampiyonluğa inandırmak kaldı.
Taraftarların 1.ligi ne kadar çok istediğini bilen futbolcularda, sert bir Karadenizli olan Özkan Sümer’in motivasyon yöntemleri, gerekli inancın oluşmasını sağladı.
Sezon başladı, ilk maçlarını cezası nedeniyle deplasmanda oynayan Konyaspor, karşısına çıkanı yeniyor, artık 1.ligin perdesi aralanıyordu.
Son haftalara doğru heyecan giderek arttı. Bakırköyspor şampiyonluğun yakasını bırakmıyordu.
Karşıyaka ve Bakırköyspor ile oynanan maçlar hiçbir zaman unutulmadı. Rahat maçlar oynayan Anadolu Kartalları, Konya’da oynadığı Muğlaspor maçını Konyaspor’da yetişmiş olan Salih’in attığı golle 1-0 kazandı.
Şampiyonluk için kenetlenen taraftarlar; Atatürk Stadyumu’nun çimlerinde çözüldü. Konyaspor profesyonel mücadelesinin 22.yılında büyüklerin yanında, yani 1.ligdeydi.
ANAP Belediye Başkanı Ahmet Öksüz 1989 yılında yapılan seçimlerde Halil Ürün karşısında belediye başkanlık seçimini kaybetti.
Ben o seçimde belediye meclis üyesi seçildim Halil Ürüne o yıllarda BÜSAN tarafı bom boş Belediyece yeni yeni arsalar satılmaya başlamıştı.
Dedim Konyaspor’a 100-150 bin metrekare düşük bedelle yer verelim müteahhide verir 75 kalıcı dükkânı olur ama vermedi bugün olsaydı Konyaspor’un 750 milyon lira mülkü vardı.
Spor sevgisi futbol takımı tutmakla başlar, takımın başarılı olduğu zaman sevinirsin başarısız olduğu zaman üzülürsün bu sevgi çocuklarda 4-5 yaşlarında başlar.
Bu yaşlarda çocuklar takım değiştirebilirler normaldir çünkü bu sevgi kıkırdak şeklinde.
Yıllar geçtikçe kemikleşen bu sevgi takımının başarılı veya başarısız olduğuna göre değişmez.
Çocuklarını, torunlarını tuttuğu takımdan olması için her şeyi yapmaya çalışır benimkiler de Fenerbahçeli.
Politikada, siyasette söylenen yanlış bir söz var. TAKIM TUTAR GİBİ PARTİ TUTARLAR DERLER.
Tamamen yanlış, siyasetçilerin büyük çoğunluğu yaşını başını almış kişiler makam, mevki, ekonomik çıkarları için fırıl fırıl parti değiştirirler.
Spor takımını hangi şartlarda olursa olsun takımını asla değiştirmezler hani bir şarkı var ya seni uzaktan sevmek aşkların en güzeli onun gibi.
Herkes kendi takımını tutsun başkasının takımını geçici olarak tutanlar acaba mutlu oluyorlar mı?
Takım tutma, siyaset ve politika sevgi insana kapalı şemsiye gibi haberin olmadan kapalı şekilde girer zamanla açılır artık çıkartılması mümkün olmaz.
Hanım yaşın 75 oldu hala TV maç seyredersin, siyasetle uğraşırsın diye eleştirir.
İçimizden çıkması mümkün değil bizimle beraber gidecek.
Kaynak Linki = https://www.konyapostasi.com.tr/makale/ilhah-palut-icin-demiyorum-ama-yinede-99473
