Köyde Doğan çoçukların nüfus cüzdanlarına doğum tarihleri aynı gün pek yazılmazdı. Ben üç kız çocuktan sonra dördüncü çocuk olarak 1947 yılının mayıs ayı içerisinde köyde fasülyeler ekilirken ilk bahar ayında doğmuşum. Başta babam olmak üzere tüm aile çok sevinmiş erkek çocukları olduğu için, çünkü ailenin soyadını devam ettirir. Köy yerinde aileye her zaman yardımcı olur.
Annem hep anlatırdı, ben 6 aylıkken köyden yaklaşık 4 km uzaklıkta Çeltek Önü mevkisindeki fasulye tarlasını sulamak için gitmiş.
Köy yerinde kadınlar tarla yakınsa yayan, uzak ise eşeğe binerek tarlaya giderlerdi.
Annem her köylü kadının yaptığı gibi altı aylık çocuğunu kundaklayarak sırtına yünden örme, yassı ip (oşkur) ile sarmış eşeğe binmiş.
Tarla yolunda giderken Bağlar mevkinde eşek tökezleyip ayağı burkulmuş. Eşeğin iki dizinin üzerine çökmesi ile annemle birlikte eşekten düşmüşüz.
Annem hemen sırtından beni çözerek bir şey olup olmadığına bakmış. Durumumun iyi olduğunu görünce Allah’a şükredip üstünü başını temizlemiş. Beni tekrar iple sırtına sararak eşeğe binip tarlaya gitmiş.
Akşama kadar tarlada çalışan annem akşam üzeri beni kundaklayıp sırtına sarıp eşeğe binmiş. Köye varınca akşam yemeği için ne pişireceğini düşünerek eşeğin üzerinde sırtında altı aylık çocuğu ile giderken bizim kara eşek yapmış yapacağını, köye dönüş yolunda yine aynı yerde tökezlemiş ve yere birlikte düşmüşüz.
Eşekten düşen annem kendisine bakmadan yine sırtında sarılı bebeğine bakmış, yine Allah korumuş. Anneme ve bana bir şey olmamış…
Ne sabah ne akşam annem ile birlikte eşekten düştüğümüzü hiç kimse görmemiş. Annem bu olayı babam dahil kimseye söylemeyeceğine dair kendi kendine söz vermiş.
Akşam babama yemek hazırlamış, yemek yerken duramamış. Babama, “Mustafa sana bir şey söyleyeceğim ama kızmayacaksın söz ver” demiş. Babam da “Kızmayacağım” demiş.
Annem anlatmaya başlamış, “Bu sabah tarlaya giderken Ali Kemal sırtımda eşeğe bindim. Giderken ve akşam köye dönerken iki defa sırtımda sarılı Ali Kemal ile birlikte eşekten düştük” demiş.
Babam “Başlatma senin iki dönüm fasulye tarlana, üç kızdan sonra Allah bir oğlan verdi onu da fasulye tarlası yolunda öldüreceksin”
Daha nüfus cüzdanını çıkartmadım demiş.
Hani bir atasözü var “Attan düşen ölmez ama Eşek’ten düşen ölür” derler, yüce koruyucu Allah koruduktan sonra hiç bir şey olmayacağını annem söyler, aynı günde iki kez eşekten düşüşümüzü de örnek gösteriridi.
Babam hemen Sille Nahinesine gitmiş nüfus cüzdanımı çıkarmış ama doğum tarihini 01.01.1948 olarak yazdırmış. Neden doğduğum tarihi tam gününde yazdırmadığını sorduğumda askere bir yıl geç gidersin ve askerde dayağa iyi dayanırsın demişti.
Babam Allah rahmet eylesin 43 yaşında akciğer kanserinden 1965 tarihinde vefat etti. Nereden bilecek benim elektrik mühendisi olarak askerliğimi yedek subay olarak yapacağımı.
Yaş günümü kutlayan tüm dost ve arkadaşlarıma teşekkür ederim. Hepimizin yeni yılını kutlar kalan ömrümüzün sağlıklı mutlu huzurlu günlerde kimselere muhtaç etmeden yaşamamızı nasip etsin Allah
