BAŞARAKAVAK KÖYÜNDE İLK OKULU 1959 YILINDA BİTİRDİK BABAM BİZİ ERKEK SANAT OKULUNA KAYIT YAPTIRDI.
Kardeşim Osman ile birlikte her gün garipler mahallesinde kerpiç bir evin bodrumunda kiraladığımız 12 metrekarelik odamızdan evden okula giderken hayat apartmanının altındaki Hayat tostçusunun önünden günde dört defa geçerdik.
Her geçişimizde küçük dükkanın içi tost yiyen bıyıkları bembeyaz ayran batmış kişiler cama karşı tost yiyen kişileri görürdük.
5 yıl erkek sanat okuluna giderken çoğu zaman sabah kahvaltımızı ve öğlen yemeğimizi çok zaman pancar pekmezi içine yoğurt karıştırır yanında tuluk peyniri tandır ekmeği ile birlikte yerdik.
Hepsinde köyden gelirdi köyde pekmez yoğurt karışımına saksağan beyni denirdi.
Beş yıl okula gidip gelirken hayat tostçusundan hiç tost yemedik çünkü tost yiyecek paramız yoktu ama her gün dört defa bıyıkları ayrana batmış tost yiyen kişileri hep seyrettik.
Torunum dede ben hayat tostçusundan tost yemek istiyorum beni götürürmüşsün dedi.
Yeri değişmiş eski kız öğretmen okulu sokağının içine taşınmış 50 yıl sonra birlikte tost yemeye gittik.
Şimdi oğlu çalıştırıyor onunla sohbet ettik tost yerken bu hatıramı torunuma anlattım nasıl olurda 5 yıl içerisinde günde 4 defa geçtiğiniz tostçudan hiç tost yemediğimize hayret etti.
O zaman tost yemek çok lükstü herkes yiyemezdi kebab gibi bir şeydi galiba
