Sanat Okulu orta kısmı 1. Sınıf ilk dönemini bitirdik, karnelerimizi aldık. Sömestr tatilinde köye geldik. Babam karnelerimize daha bakmadan “Zayıf dersiniz var mı” diye sordu.
Biz de başımızı öne eğdik, üzüntülü şekilde “var” dedik. Benim karnemde 4 dersim zayıftı, Osman’ın da tahmin ediyorum 6 dersi zayıftı. Benim zayıf derslerimin hepsinin 4 olduğunu, 5 alırsam sınıfı geçeceğimi söyledim.
Babam “Zayıf dersleriniz 4, 3, 2 olmuş onu ben bilmem, zayıf zayıftır. İkinci dönem de bu zayıfları düzeltmez de sınıfta kalırsanız her ikinize birer çift at, araba, pulluk alacağım. Ya çiftçilik yapacaksınız veya önünüze 300’er koyun alacağım Ketenlikte Üçpınar yaylasında koyun otlatacaksınız, yayacaksınız. Yani çobanlık yapacaksınız. Tercih sizin ona göre derslerinize çalışın. Yıl sonunda sınıflarınızı geçin de nasıl geçerseniz geçin. Sizin karnelerinizi sene sonunda göreceğim ona göre çalışın” dedi başka bir şey söylemedi.
Biz o korkuyla sömestr tatilinde dahi sıkı bir şekilde ders çalışmaya başladık. İkinci yarı yıla hazırlık ve eksiklerimizi tamamlamak için tatil boyunca çalıştık.
