
Rahmetli babamın Çek yapısı çakmaklı 16 numara kırma çifte av tüfeğini hatıra olarak hala saklarım, yine rahmetli Kayınbabam Haydar Koyuncu’da bana hiç kullanılmamış 1953 yılı yapımı 12 numara çiftesini hediye etti. Bende otomatik, süperpoze, pompalı av tüfeği satın aldım av teskeresi çıkartarak kayıt ettirdim. Artık her yere arabada götürerek hedeflere atış yapmak serbest hale geldi.
Benim avcılığım bazı avcılar gibi kesinlikle bir av vurmak üzerine değil. Hani bir söz var “kırk gün taban eti bir gün av eti” sözüne uygun olarak daha çok spor amaçlı yürüyüş olarak bir müddet yaptım.
Ava gittiğim zamanlar içerisinde hiç tavşan vuramadım, 2 çil keklik ve toplam 10- 15 bıldırcın vurdum ve avcılığım sona erdi.
Oğlum Mustafa’yla 12 yaşından itibaren ava birlikte gittik. Onun eline silahı 16 yaşına geldiği zaman verdim. Kendini yetiştirdi çok güzel atıcı ve avcı oldu. Bir müddet sonra her tür hayvanları avlamaktan vazgeçti şimdi hedeflere atmakla atıcılık zevkini tatmin ediyor.
Mustafa da dayısı olarak 16 yaşındaki yeğeni Yusuf Kemal Bayrak’a yardımcı olarak av tüfeği ile atış yapmayı öğretiyor.
