6 KASIM 1983 YILINDA YAPILAN MİLLETVEKİLİ SEÇİMLERİ İÇİN PARTİLER SEÇİM ÇALIŞMALARI BAŞLADI.

12 Eylül 1980 tarihinde yapılan askeri ihtilalden sonra, yeni kurulan partiler ekonomik zorluk yaşıyordu. Partilerin propaganda çalışmalarına ayıracağı bütçe, partili yönetim kurulu üyelerden, onların tanıdığı eş dosttan karşılanıyordu.

İl ilçe parti binalarının kiralanması, içinin döşenmesi, ilçe teşkilatlarının kurulması ile ilgili harcamalar tamamen gönüllülük esasıyla yürütülüyordu. İlçe teşkilatlarının bir çoğunda bir masa 4 tahta sandalye alacak para yoktu.

Günümüzde olduğu gibi siyasi partilere Devlet tarafından para yardımı da yapılmıyordu. Yönetim kurulu üyelerinden, Milletvekil adaylarından, partiye kayıtlı bazı üyelerden alınan paralarla seçim masraflarını karşılamaya çalışıyorduk.

Hiç bir partinin kendine ait özel arabası, günümüzde olduğu gibi her il teşkilatının özel ses düzeni kurulu otobüsleri ve minübüsleri de yoktu.

Yönetim kurulu üyelerimizden arabası olanlar, kendi arabalarının üzerine monte ettirdiği arabanın 12 volt akü ile çalışan küçük amplifikatör ve arabanın üzerine monte ettiğimiz 2 küçük hoparlör vardı. Arabayı parti bayrakları aday resimleri ile süsleyerek sesli propaganda yapardık.

Şener Şen’in unutulmaz filmi “Züğürt Ağa”da domates sattığı arabanın ses düzenine benzeyen arabalarımızla Konya ve ilçelerinin tozlu yollarında seçim çalışmaları yapardık. O zaman bizim steyşın Anadol marka bir otomobilimiz vardı. Üzerine yük taşımak için kullanılan bagajı monte ettim, 4 hoparlör bağladım. Arabanın teybine Ankara’dan parti genel merkezince hazırlanan parti müziği kasedini devamlı çalarak dolaşırdık.

Bizim MDP’nin halk arasında ambleminden dolayı söylenen adıyla Horoz Partisi’nin müziği, asker kökenli generallerin çok olmasından veya ihtilali yapan MGK’na beğendirmek için mi bilemiyorum askeri marş gibi hazırlamıştı.

ANAP’ın müzik kasedi ise herkesin bildiği meşhur Zeki Müren’in “Arım Balım Peteğim” şarkısıydı. Şarkıyı yeniden düzenlemişler, vatandaşların bildiği bir parçanın müziği dinleyenlere hoş geliyordu.

Bizim partinin müziğini hazırlayanlara marş gibi olmuş diye kızıyorduk ama yapacağımız pek bir şeyin de olmadığını biliyorduk.

 

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir