Çalıştığım iş yerinden akşam üzeri saat 17.00’de ayrılıyorum, Karaköy’den Beşiktaş Yıldız otobüsüne biniyorum. Saat 17.30’da iniyor Yıldız’da ki öğrenci lokantasında parama göre akşam yemeğini yedikten sonra saat 18.00’da derse zor yetişip giriyordum.
Gündüz başlayan öğrenci olayları sonunda, okulun giriş kapısını sağcı öğrenciler mi yoksa solcu öğrenciler mi tuttu öğrenir ortam karışık değilse ona göre okula gider derslere girerdim.
O yıllarda da bu gün olduğu gibi Milliyetçi ve Muhafazakar görüşe sahiptim. Hiç kimseyle ne dilimle ne de elimle münakaşa etmezdim. Her iki guruptan da arkadaşlarım vardı, hepsi ile iyi ilişkiler içerisinde olan birisiydim.
Benim birinci görevimin İstanbul Devlet Mühendislik ve Mimarlık Akademisi’ni sene kaybetmeden, sınıfta kalmadan zamanında bitirerek Elektrik Mühendisi olmak, önce aileme sonra ülkeme hizmet etmek olduğunun bilinci içerisinde olaylara katılmadan okuluma devam ediyordum.
Bu zor şartlarda, ekonomik sıkıntı içerisinde okula devam ediyordum. Her gece saat 24.00’de eve geliyorum, mühendislik bürolarından aldığım elektrik projesini çizer en erken saat 01.00’de yatardım.
Bu çalışma ve koşuşturma içerisinde benim sözde ülke ve üniversite sorunları ile ilgilinecek, öğrenci hareketlerine, olaylarına, çalışmalarına fiilen katılacak durumum yoktu.
