İstanbul Devlet Mühendislik Mimarlık Akademisi akşam Elektrik bölümün de (Yıldız Teknik Üniversitesi) 1969 yılı sonbahar ayında bir araya geldik.
Sınıfımız yaklaşık 70 kişiydi yurdun çeşitli yerlerinden İstanbul’a belki ilk defa gelen ürkek ve çekingen Anadolu çocukları ile birlikte arkadaşlıklarımız başladı.
O yıllarda sanat enstitüsünden mezun olan öğrencileri yalnız İstanbul Devlet Mühendislik ve Mimarlık akademisi üç imtihan yapıp kazananları alıyordu.
Sınıfımızın % 60 sanat enstitüsü mezunu % 40 lise mezunu idi.
Sanat enstitüsü mezunlarının üniversiteye girme şansları kısıtlı olduğu için bu okullara giden öğrenci sayısı azaldı liselere giden öğrenci sayısı giderek arttı.
Teknik ara eleman sıkıntısı o yıllarda başladı günümüzde de artarak bu günlerde kapanması çok zor hale geldi.
Amacımız 5 yıllık okulu sene kaybetmeden bitirmek bir işe girip mühendis olarak ailemize yardımcı olmaktı.
Okuldan mezun olduktan sonra bir kısmımız kamuda bir kısmımızda özel sektörde veya serbest elektilk mühendisi olarak ülkemize 40 yılı aşkın hizmet ettik.
Akşam elektrik bölümünü tercih eden öğrencilerin büyük kısmının aileleri ekonomik olarak çocuklarına para göndermesi çok zor olan ailelerdi.
Okumak için gündüz bir işte çalışıp kazandığımız para ile hem İstanbul’da yaşamak, akşamları da okula devam etmekten başka da şansımız yoktu.
O tarihte de iş aslanın ağzında idi nerede iş bulduk mesleğimizle ilgili olsun olmasın çalışmaya başladık.
Bazı aileler arkadaşlarımıza para gönderebiliyor onlar çok sanslı idiler, çünkü gündüzleri bir işte çalışmıyorlar rahat bir üniversite eğitimi gördüğü için derslerinde başarılı idiler.
İşte çalışan öğrenciler sabah en geç 8 de iş başı yapıp akşam 17 de paydos saat 18 de okulda ders başlıyor.
Kalan bir saat içerisinde yolculuk lokantada akşam yemeği yedikten sonra ders başlar. 22.30 da ders biter eve dönüş yolculuğu başlar 23 te eve ancak gelirdik.
1968 kuşağının Türkiye’deki uzantısı ise Deniz Gezmiş, Mahir Çayan, Hüseyin İnan, Yusuf Aslan gibi sol içinde çeşitli fraksiyonlara ayrılan öğrenciler tüm üniversitelerde eylem yapıp kapanmasına sebep oldular.
Bizim tek düşüncemiz 5 yıllık okulumuzu sene kaybetmeden bitirip çalışmaya başlamaktı. Akşam bölümünde okuyan öğrenciler içerisinde ne aşırı sağcı nede aşırı solcu olarak olaylara katılılan öğrenci yoktu. Bizler o yıllarda hiç kimsenin ne maşası nede uşağı olduk.
56 yıl önce başlayan dostlarımızın yaşı 75’i aşan ömür bize biriktirdiği en kıymetli hazinesinin yıllar değil kendisine ömür katan dostlarının olduğunu öğretti.
Koşu bantı ile yara bantı arasında gidip gelen yaşantımız da çeşitli rahatsızlıkları olan dostalarla her yıl sonbahar ve ilkbahar aylarında bir araya gelmeye çalışıyoruz.
Bu toplatılarımızı İstanbul da ve Başaranlar Termalde toplanıp yapmaya özen gösteriyoruz.
Toplantılarımıza bazı zamanlar 15 kişi ailelerimizle birlikte katılıp 3 günlük proğramlar yapıyoruz.
Bu seneki sonbahar toplantımızı Başaranlar Termalde bir araya geldik. Eski günlerimizi şu andaki durumuzu anlatarak biri birimize moral ve güç verdik.
Kalan ömrümüzün sağlıklı, mutlu, huzurlu, kimselere muhtaç olmadan geçirmemizi Cenab’ı Allah nasip etsin dileklerimizle bir sonraki buluşmamızı İstanbul’da yapmayı karlaştırdık.


Tüm ifadeler:
71
