Sadrazamn Lütfi paşa şöyle der:-“ Devlet adamlarının rüşvet alması büyük bir hastalık ve ilacı olmayan kötü bir derttir. Devletin yıkılmasına sebeptir.
Rüşvetten mutlak kaçınmak gerekir. Sadrazam olanların vakitlerini saltanatın önemli işlerine harcaması gereklidir. Zinaya düşkünlük, saz, söz ve işret onlar için uygun değildir.”“Baş vezir kendine bir şeyler arz edenlerin mümkün mertebe gönüllerini hoş tutmaya çalışmışlardır. Haramzade ve hırzıkların suçlarını hediye ile bağışlamaktan kaçınmalıdır.”
Balık baştan kokmamalıdır. Bu iş eğer devletin üst kademesindekiler tarafından yapılırsa o zaman bu işin önüne geçilemez.Gazneli Mahmut, adamları ile ava gider. Avlanırlar, yemek yiyeceklerdir. Fakat tuzları yoktur. İçlerinden biri:-“Gideyim, şu köyden alıp geleyim” deyince Gazneli Mahmut razı olmaz ve:-“Biz bu köyden tuz alırsak, bizden sonrakiler tavuklarını alır.
Daha sonra gelenler de koyunlarını alır.” der.Bir işin başlangıcı ve baştan başlaması çok kötü ve ciddidir.
Çin hükümdarı, Konfiçyus’a memurların rüşvet aldığından şikâyet eder. Konfiçyus:-“İyi bir idare, baştakilerin faziletine dayanır. Sizler bu kadar ihtiraslı olmasaydınız, memurlara mükâfat bile verseniz, gene rüşvet almazlardı.” demiş baştakilerin tutumunun, anlayışının önemini vurgulamıştır.Bir devlet adamı veya yakınları halkın sırtından zengin olmuşsa, rüşvet alarak servet üstüne servet yığmışsa, diğer memurların, halkın dürüst olması beklenmez.
