BÜYÜK DEDEM BAŞARALIZADE MUSTAFA LÜTFİ EFENDİ’NİN KURTULUŞ SAVAŞINDA YAPTIĞI MÜCADELESİNİN BİR BÖLÜMÜNÜ O YILLARI ANLATIP SİZLERLE PAYLAŞARAK İSTEDİM.Büyük Hacı Osman Ağanın torunu, Küçük Hacı Osman Ağanın oğlu büyük Dedem Başaralı Zade Mustafa Lütfi Efendi 1874 tarihinde Sille nahiyesine bağlı Başarakavak köyünde doğmuş.
Dedesi babası kardeşi Kara Mehmet Ağa dedem ile birlikte Başarakavak köyündeki yaylarda 8-9 bin küçük baş hayvan yetiştiriciliği yanında at ve deve yetiştiriciliği yapmışlar.
Bunun yanında o günün şartları içerisinde çiftçilikle birlikte 4 adet su değirmeni işletmesi ve toptan un ve buğday ticareti yapmışlar.
Ayrıca develerle Konya’dan tuz, yün, tiftik gibi ürünlerin nakliyesini başta İstanbul, İzmir, Mersin illeri başta olmak üzere ticareti yapmışlar.
Babadan oğula devam eden ticari hayatlarında ekonomik olarak iyi kazanç elde etmişler.
Köyde Hacı Osmangil sülalesi olarak Konya’da Başaralılar olarak ailemiz Konya’da kalıcı yatırımlar yapmaya karar vermişler.
Eski dönemde Konya’da zenginliğin göstergesi Türbe önünde evin, Kapı cami önünde dükkanın, Meram’da bağın olması gerekirmiş.
Büyük dedemler Mustafa efendi Kardeşi Kara Mehmet Ağa bu sözü istinaden 1900 yılı başında Mevlana türbesi yanında Konya’nın en büyük konağını ya
3 blok toplam 66 odadan oluşan Başaralı konağını 3 yıl içinde yaptırmışlar içini antika halı ve koltuklarla döşemişler.
Konağın bodrumunun bir kısmını depo kalan kısımları cins atlar ve develer için ahır yapmışlar.
Bu Konak’ta büyük dedem Başaralızade Mustafa efendi üç hanımı ve burada doğan 12 çocuğu ile hep birlikte uzun müddet yaşamışlar. Diğerden dedem Kara Mehmet Ağa köyden geldiği zaman bir bloğunda da o kalıyormuş.
Bu muhteşem konak 1958 yılında Yol ve meydan açmak için dönemin Belediyesince istimlak edilerek yıktırılmış artık Konya’nın eski resimlerde yerini aldı.
BAŞARALI OTELİ VE ÇARŞISI
Kapı cami karşısında Hükümet konağı karşısında Konya’nın ihtiyacı olan otel ve çarşı yaptırmaya karar vermişler. 54 müstakil odalı Başaralı otelini ve altında 33 dükkandan oluşan Başaralı çarşısını 1. Dünya savaşı sonu yaşanan ekonomik sıkıntılar içinde üç yıl içerisinde büyük paralar harcayarak yaptırıp 1903 yılında işletmeye açmışlar.
1,DÜNYA SAVAŞINDAN SONRA KONYA’DA KUVAY-I MİLLİYE CEMİYETİNİN KURULMASI.
BAŞARALI MUSTAFA EFENDİ DEDEMİN YAŞADIĞI OLAYLARI O GÜNLERİ ÖĞRENMEK İSTEYENLER
İLE PAYLAŞMAK İSTEDİM.
Osmanlı Devletinin 1. Dünya savaşı sonunda yenilgisini belirleyen Modros ateşkes antlaşması 30 ekim 1918 galip devletlere Anadolu ve Trakya’nın işgal edilmesi hakkını tanıyordu.
Ateşkes antlaşmasından hemen sonra başta İstanbul olmak üzere Türkiye’nin bir çok bölgesi ve şehirleri galip devletler tarafından işgal edilmiş.
Kurtuluş savaşımızda işgallere karşılık ilk silahlı direniş çeşitli bölge ve illerde kurulan Kuvay-ı Milliye hareketi tarafından başlatılmış.
Konya’da 1917 yılında kurulan Kuvay-ı Milliye harekatının kurucuları arasında yer alan Büyük dedem Başaralı Mustafa Efendi maddi olarak da büyük yardımlar yapmış hem canı ile mücadeleye katılmış.
MUSTAFA KEMAL PAŞA İLE TANIŞMASI VE İLK MECLİSTE KONYA MEBUSU OLMASINI İSTEMİŞ.
Kurtuluş savaşı öncesi Atatürk’ün Konya’ya gelişleri esnasında büyük dedemle tanışmışlar 1900 yılında yaptırdıkları Başaralı otelinde Atatürk ve heyetini misafir etmiş.
O yıllarda Abdül Halik Renda bir müddet Başaralı otelinde yöneticilik yapmış daha sonra Halep ve Konya valiliği görevlerinde bulunmuş.
Türkiye Büyük Millet Meclisinde 2.3.4. 5.7. 8 dönem Milletvekili olarak görev almış ve uzun yıllar Maliye Bakanı olarak görev yapmış bir kişi.
Başaralızade Mustafa efendi de medrese mezunu yardımsever kişiliği yanında ekonomik gücü olan tüccar ve iş adamı aynı zamanda hacıveys hocanın dostu imiş.
MUSTAFA KEMAL KONYA MİLLETVEKİLİ OLMASINI İTEMİŞ.
Halkı ve ülkesi için çalışan ülke siyasetini takip eden bir kişi olması münasebetiyle Mustafa Kemal Paşa kendisine Konya Mebusu olmasını teklif etmiş.
Paşam ben tüccar ve iş adamıyım işimin başında çalışanlarımla birlikte ülkemizin kurtulması için verdiğimiz mücadelede maddi ve manevi gücümle sizinle birlikte çalışacağım.
Sizinle birlikte mücadele edecek başka arkadaşlarımızın Konya mebus olmasını isterim demiş.
Ayrıca Paşam bu fakir halktan toplanan paralardan Mebusların her ay 500 lira aylık alması bana göre haram der.
Mebusluk görevi parayla yapılmaz vatan ve millet aşkıyla maaş almadan yapılacak önemli bir vazife diyerek affını istemiş.
KONYA’DA 1920 YILINDA DELİBAŞ MEHMET BAŞKANLIĞINDA DEVLETE KARŞI YAPILAN İSYAN.
Prof. Caner Arabacı’nın yaptığı araştırmadan (alıntı)) Konya’da 1920’de meydana gelen Delibaş Mehmet İsyanı sonunda örfi idare tarafından önce askeri mahkemenin kurulduğuna işaret etti.
Arabacı, “Askeri mahkeme çok acımasız kararlar verir. 1500’ü Konya çevresinden olmak üzere Konya içinden de 800 insanı tutuklar. Bir haftada 741 kişiye idam cezası, 1156 kişiye de ağır hapis cezası verir.
Askeri mahkemeden sonra kurulan Konya İstiklâl Mahkemesi yargılamaları hakkında da bilgi veren Prof. Dr. Arabacı, “Konya İstiklâl Mahkemesi 2,5 ayda tam 3600 kişiyi yargılar.
Bu üç bin altı yüz kişiden 43’ü idam edilir. 3122’sine ceza verir. 500 kişi ise beraat eder.
Daha sonra Konya’da bir İstiklâl Mahkemesi daha kurulur. 7 Ağustos 1921 ile Ocak 1922 arasında 14071 kişi yargılanır.
Bunlardan 1645 kişi idam edilir. 368’i ağır hapis cezasına gönderilir. 4841 kişi ise değişik idamlara uğrar.
Delibaş hadisesinde bu kadar ağır ceza verilmezken 1921-22 arasında kurulan İstiklâl Mahkemesinin neden bu kadar acımasız ve ezici kararlarlar verdiğini sorgulayan Arabacı, diğer vilâyetlerdeki istiklal mahkemesi bu denli ceza vermediğini söylemiş.
BÜYÜK DEDEM BAŞARALIZADE MUSTAFA EFENDİ
VE HAPİSHANE SAVCISINA İSTİKLAL MAHKEMESİ
3 YIL HAPİS 3 YIL KÜREK CEZASI VERMİŞ.
1920 yılında Konya ayaklanması Deli başı Mehmet isyanı çıktığı zaman büyük Dedem Mustafazade Efendi tamamen hükümetin yanında yer alarak maddi ve manevi gücü ile mücadele etmiş.
Büyük dedemin Konya Kadınhanı ilçesinden Koca Niyazi isminde bir arkadaşı Delibaş Mehmet isyanınına adı karıştı diyerek istiklal mahkemesince tutuklanır Niğde hapishanesine gönderilir.
Hapishanedeki arkadaşını görmek için bir kaç defa gidip gelmesi hapishanede bulunanların dikkatini çekmiş.
Bu kişinin Konya’da konakları, oteli, çarşısı olan zengin tüccar iş adamı olarak hapishane savcısı ve mahkeme heyeti ile iyi ilişkiler içerisinde olduğunu gören mahkumlar hapishane savcısına rüşvet vererek girip çıkıyor diye şikayet etmişler.
İstiklal mahkemesi yargılama sonunda Başaralızade Mustafa efendi dedeme ve hapishane savcısı İhsan efendiye üç yıl hapis ve üç yıl kürek cezası vermiş. Cezasını çekmek üzere Niğde hapishanesine göndermişler.
BAŞARALIZADE MUSTAFA EFENDİNİN CEZASINI KALDIRMAK İÇİN T. B. M. M. ÖZEL AF KANUNU ÇIKARTMIŞLAR. ORİJİNAL MECLİS TUTANAKLARI
1922 yılında kurulan ilk T.B.M.M ne özel af kanunu teklifi 3.3.1922 tarihinde verilmiş.
Orijinal meclis tutanaklarından af kanunu hakkında 11 sayfa tutan orijinal meclis görüşmelerin bazı bölümlerini paylaşıyorum.
SALÂHADDÎN B. (Mersin) — • Umuma lâzım. VEHBÎ Ef. (Konya) — Bu Başaralızade Mustafa Efendi Konya’ca hakikaten umum nazarında değerli ve Hükümete ve millete vüs’u-nun yettiği kadar fevkalâde hizmet etmiş bir adamdır.
Hattâ şu meselenin, yani Kuvayi Mil-liyenin bidayeti teşekkülünde Konya’da en ziyade fedakârlık edenler aranılacak olursa mutlaka baştadır böyle bir adamdır.
HASÎB B. (Maraş) — Memur mu bu adam? VEHBÎ Ef. (Konya) — Hayır, hayır işiyle meşgul bir adam.
Bu adamın ahibbasmdan birisi hâdisei isyaniyede mahpus olur.
Onu görmek üzere iki defa mahpusaneye gider ve sonra da onların mahkemesi olurken mahkemeye gelir; dinler. Sonra istiklâl mahkemesi bu adama der ki; sen vasıtai rüşvet olmuşsun.
Efendiler vasıtai rüşvet olmayı bilmez bu; yani olmayı bilir bir adam değildir. Bu adamın iki tane oteli var. Otelin yarısı hakikaten imaret mesabesindedir.
Böyle bir adam. Fakat bugün iyi bilin ki, çocukları ekmeğe muhtaçtır. Çünkü, otellerine ciheti askeriye bizzarure va’zı-yed etmiş ve bu halden dolayı, bugün hanüma-ni harabolmuş, bugün çocukları ekmeğe muhtaçtır.
Şimdi istiklâl mahkemesinin ilâmına gelince, mahpushaneye kaç defa gittin? diye sorulduğunda bir iki defa gittim, dedi.
Halbuki üç,-••dört defa gittiği tahakkuk etmiş ve muhakemelerini dinlemeye kaç defa gittin, diye sorulduğunda iki defa gittim, dedi. Halbuki tahkik olunduğunda beş defa gelmiş imiş.
1338 C : 2 mahpushaneye gitmesi ve muhakemeyi dinlemeye gelmesi ve bâzı kesanm ve fâzılı şehîrin ve bilmem kimin hissiyatı da bu yolda olmasından Ve bunun mahpushaneye gitmesi de şüpheyi dâi olduğundan üç sene Niğde’de mahpus olmak üzere mahkûmdur.
Efendiler, vicdanınıza müracaat ederim. Ahbabınızdan biri mahpus olursa yanına gitmek bir kabahat mıdır? iki kap yemek göndermek bir kabahat mıdır?
Türkiye’de bilhassa islâmlarda bu gibi mezayayı âliye herkesin indinde makbul ve muteber değil midir? Bu, insaniyetin âli derecelerinden değil midir?
Bu, adam için bu halinden dolayı bu cezayı vermek doğru olur mu? Bu adam gayet doğru ve gayet müstakim bir adamdır.
Memlekette hanedan denilir. Rüfekayı kiramdan kendisini bilenler vardır.
NEŞET B. (Üsküdar) — Öyledir, öyledir. HAMDI B. (Biga) — Görüştüğü adamlar ihtilâttan menedilmiş midir? VEHBİ El (Konya) — Hayır, hayır. Şimdi bu adam, pek büyük gadre uğramıştır.
Mahkemenin her halde bir hatası vardır. Bu hatanın ref’i ile bununla beraber Reis ihsan Bey de mahkûm olmuştur.
Rica ediyorum Cenabı Hak bizi güldürdüğü gibi, biz de şu adamların ço* cılklarını güldürelim. (Umumi, umumi, sesleri)
TEVFlK Ef. (Kângırı) — Efendim, Başaralı Mustafa Efendi Konya ahalisi içinde, gayet müslüman, gayet semih ve kerim bir adamdır.
Biz, bayram tatili münasebetiyle Konya’ya gitmiştik. Beş altı tane hoca, Hoca Feyzi Efendi de içimizde idi. Biz onun oteline indiğimizi haber alır* almaz bizi misafir etti ve bizim verdiğimiz paraları da almadı, reddetti.
Bu adam kesirülahbap bir adamdır. Her kim ki, bir iş için rica eder, kendisine müracaat ederse onu kendisi için vazife telâkki eder.
Onun için koşar, işte bu insanlığı, bu hamiyeti kendisinin mağduriyet ve mahkûmiyetine sebeb i olmuştur. Bu iki oteli fukara, zuafa, gurabaya tahsis etmiş bir adamdır ve bu haline umum Konyalılar şahittir.
Ve kendisinin gayei milliye için birçok fedakârlık ettiğini birçok arkadaşlarımız burada biliyor.
Bu adam katiyen vasıtai irtikâbolmak sahasına yanaşmaz. Ve kendisine yakıştırmaz.
Nasılsa ora istiklâl Mahkemesi o nezih adam hakkında şüpheye düşmüş veyahut düşürülmüştür.
Verilen ilâmda da görülüyor ki mucibi hüküm bir şeyi yoktur.
HÜSEYİN AVNÎ B. (Erzurum) — Efendim zâbitana bir nefer tayını verilmesi hakkında bir kanun vardı. Geçen gün Maliye Vekili Bey aldı, henüz getirmedi. Şimdiye kadar müzakere edilecekti.
REİS — Yazarız efendim… Efendim Başaralı Mustafa Efendi hakkındaki Kanunun reye vaz’ında reye iştirak eden azanın adedi 160; 83 kabul, 22 müstenkif, 55 ret. Nisap içtin bir rey istiyor.
(Efendim burada rey vermiyenler var. Onlar reylerini versinler sesleri) REİS — Efendim nisap yoktur. Binaenaleyh.. CEMİL B. (Kütahya) — Azadan biri reye iştirak etmedi. Onunla nisap
6.9.1338 (6.9.19229 C : 2 REİS — Efendim nisap yoktur. Binaenaleyh varın tekrar reye koyacağım. Efendim beş dakikalık bir celsei hafiyemiz vardır.
(Celsei hafiye akdedilmiş ve Perşembe günü içtima etmek üzere celse tatil olunmuştur.) (Üçüncü celse hafidir
6.9.1922 tarihinde yapılan toplantıda 83 kabul 22 çekimser, 55 red oyla kabul edilmiş büyük dedem Başaralı Mustafa efendi Niğde hapishanesinden çıkmış.
