Okulumuz akşam saat 17.00’de paydos olunca arkadaşlarımızın bir kısmı ile aynı yol üzerinde birlikte evlerimize giderdik. Ailesinin yanında olan arkadaşlarımız sıcak evlerine gitmenin, anne ve babasına kavuşmanın sevinci ve mutluluğu içinde giderlerdi. Oysa biz, akşam yemeği ne pişireceğiz düşüncesi ile sobası yanmayan soğuk eve giderdik.
Akşam yemeği için her gün ya ben veya Osman bol tereyağlı koyu bulgur pilavını kışın sobanın üzerinde, yazın pompalı gaz ocağının üzerinde pişirirdik. Yanına kuru soğanı keser, ayranla birlikte yer karnımızı doyururduk.
Aramızda iş bölümü yapmıştık, yemeği hangimiz pişirdiysek diğeri bulaşıkları yıkardı. Odayı birlikte süpürür temizlerdik. Akşam yemek menümüz pek değişmezdi, hep aynı idi. Bu yüzden ben de Osman da çok güzel bulgur pilavı pişirmesini öğrenmiştik.
