DOSTLUK

Dostluk hayatımızın olmazsa olmazı… Yaşadığımız yüzyılda sahip olduğumuz en büyük lükstür dostluk. Çok zor bulunuyor, aramakla da bulunmuyor, o gelip zor anınızda sizi buluyor bunu öğrendim.

Yani her iyi anlaştığın her iyi vakit geçirip beraber gülüp eğlendiğin dostun değildir. Arkadaşın olabilir ya da yakın arkadaş denebilir ama dost diyorsan eğer o senin en berbat halini de bilip kabullenebilen kişidir.

Bir insanı böyle her haliyle en iyi gününde olduğu gibi en kötü anında da kabul etmek herkesin yapabileceği bir şey değildir. Herkes yapamadığından dostlukların sayısı az, özü fazladır… Benim 3- 5 dostum var diye yanılgıya düşmemeli insan.

O zaman ne yapıyoruz; Her önümüze gelene, her güzel vakit geçirdiğimiz, bir şeyler paylaştığımız ya da en çok vakit geçirdiğimiz kişilere hemen “dost” sıfatını yakıştırmıyoruz.

İnsanların çoğu, gerçek dostluğun ne anlama geldiğini pek bilmiyor, onlara göre dostluk birbirlerini ‘merhaba merhaba’ diyerek selamlamaktan ibaret olduğunu zannediyor.

Bu sadece sıradan bir selamlaşmak, işte o kadar… Dostluk bu değildir, temel şartlarından biri, iki kişi arasında kopması çok zor bir bağın oluşmasıdır.

Dostluk paylaşmak demektir, acılarını, üzüntülerini, mutluluğunu, sevdiklerini, düşüncelerini, paranı, eşyanı hiç düşünmeden vermektir.

Dost acı söyler demiştir atalarımız, belki anne ve babamızın bizleri eleştirmesi bize ağır gelebilir, ama dostun hatanı söyleyince kabul edersin. Hatanı ancak gerçek dostlar samimiyetle söyler.

Hayat; yaşamayı, mutluluk; gülümsemeyi, sevgi; hak etmeyi, vefa; hatırlamayı, dostluk paylaşmayı gerektirir.

 

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir