RAHMETLİ KAYINPEDERİM HAYDAR KOYUNCU’NUN İSMİNİ HİÇ DUYMAMIŞTIM

Haydar Koyuncu ismini ilk kez 1976 yılı Temmuz ayı içerisinde, İstanbul Yassıada Deniz Kuvvetleri’nde Yedek Subay askerlik görevimi yaparken duydum. Rahmetli annem askerliğim bittikten sonra evlenmem için Konya’da kız aramaya başlamış.

Haydar Koyuncu’nun (Haydar baba) hanımı Ayşe Koyuncu (Ayşe annem) ile annem hatim gurubuna birlikte giderlermiş. Avukat Haydar Koyuncu’nun 3. kızı Ülker hanımı görmüş, önce annesi Ayşe Koyuncu’dan istemiş. Babam 1965 yılında vefat ettiği için kız aramak, istemek hepsi annemin en önemli görevi olmuştu.

Yassıada’da askerlik yapıyorum, terhisime az kalmıştı. Annem “Haydar Koyuncu’nun 3. kızı Ülker’e dünürcü oldum” dedi. O zamana kadar Haydar Koyuncu ismini hiç duymamıştım. 1966 tarihinden 1968 yılı sonlarına kadar yaklaşık 2,5 yıl Sinangil’in hükümet önündeki petrol istasyonunda pompacı olarak çalıştığım günlerde de Haydar Koyuncu ismini duymamıştım.

O yılların politikacılarından Muhittin Güzelkılıç, Mustafa Güzelkılıç, Sait Sina Yücesoy, Avukat Kubilay İmer’i tanıyordum ama Avukat Haydar Koyuncu ismi hiç tanıdık değildi.

Konya’da tanıdıklarıma “Annem Avukat Haydar Koyuncu’nun kızını istemiş nasıl bir aile” diye sorduğumda Haydar Koyuncu ve ailesi için her konuda dört dörtlük bir aile olduğunu Konya’da herkes tarafından tanınan, sevilen, yardımsever, hayırsever, siyasetin içinde bulunan, yıllardır Konyalılara hizmet eden birisi olduğunu söylediler.

Beni görmek ve bu konuda konuşmak için 1976 yılı Temmuz ayı başında (askerliğim henüz bitmemişti) Seyit Koyuncu (Seyit amca) İstanbul’a geldi. Taksim’de kaldığı otelde görüştük, sohbet ettik. Benimle ilgili görüşlerini ağabeyi Haydar Koyuncu’ya (Haydar baba) olumlu olarak iletmiş.

Bir müddet sonra annem bana haber gönderdi, “Konya’ya gel Haydar Koyuncu seninle görüşmek, konuşmak istiyormuş” dedi. Komutan’dan izin alarak İstanbul’dan, Konya’ya geldim. Askerliğimi 2 ay sonra bitirecektim. Deniz Subaylarının yaz döneminde giydiği beyaz resmi elbisemle gelmiştim.

Konya’da o zaman da, günümüzde de pek denizci subay olmadığı için beyaz elbiseler içinde çok dikkat çekiyordum.

Annemle kayınvalidem Ülker hanımı bana göstermek için bir plan yapmışlar. Öğleden sonra Ülker’le Ayşe annem Zafer meydanında ki Gima Mağazasına gideceklermiş, bende gittim.

Kapıdan çıkarken o kalabalık içerisinde görmeye çalıştım ama tam göremedim. Anıt karşısında Meram Kaymakamlığı önünde evleri olduğunu biliyordum ara sokaklardan koşarak eve girmeden önce bir sefer daha gördüm.

Rahmetli annem görmüş beğenmişti, bende ilk görüşte beğendim. Olumlu fikrimi söyleyerek “Her iki taraf için hayırlı ise Allah nasip etsin” dedim. İstanbul’a askerliğimin kalan kısmını tamamlamaya gittim.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir