49 yıl önce İstanbul Yıldız Devlet Mühendislik Mimarlık Akademisine devam ediyorum. Gündüzde bankalar caddesinde elektrik taahhüt firmasında teknik ressam olarak çalışıyorum.
Başka Mühendislik bürolarından elektrik projelerini alıp boş zamanlarda çiziyorum. Hazır resim masaları çok pahalı olduğu için Üsküdarda bir demirciye ayaklarını yaptırdım, üzerinin tablasını marangoza kestirdim. Muşambacıdan astarsız muşamba aldım üzerini kapladım çok ucuza yaptığım bu resim masamın üzerinde 5 yıl ders çalıştım elektrik projeleri çizdik.

Projeleri aydınger kağıdı üzerine önce kurşun kalemle daha sora mürekkepli rapido kalemiyle çizerdik. Yanlış çizdiğimiz zaman aydınger üzerini jiletle kazır düzeltirdik proje çiziminden kazandığımız paralarla tahsil masrafımızı karşılar hemde Konya’da Anneme ve kardeşlerimize yardım ederdik.
Bu resim masasının etrafında sınıfımıdan bir çok arkadaşımızın yıl içi ve yıl sonu bitirme projelerini hep birlikte yaptık. Benim çalıştığım iş yerinden hafta sonunda getirdiğim kollu FACİT marka hesap makinasıyla sabahlara kadar okul projelerini yaptık. Ben hesap makinasını kullanırken diğer arkadaşlarımızda teknik olarak yardımcı olurlardı. Bu arkadaşlarımından hatırladığım Abdurrahman Sürüç, Rahmetli Tuncay Kocaman, Salih Trabzonlu, Mahmut Celal Gül, Selahattin Elemen ve diğer arkadaşlarlada birlikte çalışırdık.
Üzerinde ders çalışırken proje çizerken gelecek için tatlı tatlı hayaller kurduğum bu masamı İstanbul’da eskiciye satamaya gönlüm razı olmadı onunla birlikte tüm hayallerim umutlarım düşlerim birlikte gidecekti.

Yassıada askerlik görevimi tamamladıktan sonra resim masamı Konya’ya getirdim bu masa üzerinde yaklaşık 20 yıl proje çizdim. Projeleri bilgisayarla çizilmeye başladıktan sonra masamı emekliye ayırıp bir yerlere kırılıp atılmasına müsade etmedim ve mutfakta yemek masası olarak kullanmaya başladım.
Her yemekten sora masamı ilk yaptırdığım zamanlardan bu günlere gelmemizi sağlan Allaha her yemek sonrası Elhamdülillah diyerek şükrediyorum.

Masanın üzerindeki örtüleri kaldırıp 49 yıl öce muşamba ile kapladığım jilet kesikleri ile yıpranmış masamın başına T cetveli ve gönyeyi alarak eski günleri hatırlamak istedim.
O yıllarda 21 yaşındaydım 8 saat ayakta proje çizerken yorulmazdım ama yaş 70 gelince ayakta durmakta zorlandığımı fark ettim.
Şairin dediği gibi
Düş müydü, hayal miydi.
Çabuk geçti, sanki dün gibiydi.
Bir gün daha ömürden eksildi.
Nerede o eski günler ? mazide kaldı.
Eski fotoğraflarıma ibretle baktım.
Zamanın çabuk geçtiğini anladım.
Geçmez sanmıştım, aldanmışım.
Nerede o eski günler ? Fotoğraflarda kaldı.
