Haydar baba 1983 yılıda yapılacak milletvekili seçimlerinde MDP’den Konya Milletvekili olmak için aday olmaya karar verdi. Kendisini seven, tanıyan dostları “Haydar Ağa istese idi yıllar önce milletvekili olabilirdi, bu zor dönemde nasıl aday oldu” diyerek hayret ettiler.
Adaylık dilekçesini ve evraklarını Konya İl Seçim Kurulu’na ben götürdüm verdim. 1925 doğumlu 58 yaşında idi. 1952 yılından beri aktif siyasetin içerisinde görev alan Haydar Koyuncu baba görev yaptığı, İl başkanlığını yaptığı Adalet Partisi’nden veya Demokratik Parti’den istese idi çok önceden Konya milletvekili olarak meclise gidebileceğini kendisi bana söylemişti.
Neden 25 yıl sonra milletvekili adayı olmaya karar verdiğini sorduğumda Rahmetli Haydar babam:
“Hacı Hasan Koyuncu bana dedi ki; ‘Politika yapmanı istiyorum. İkimiz de politikayı seviyoruz ama sen milletvekili olursan 5 tane kızın var. Konya’da daha kolay yetiştirirsin. Okullarını bitirsinler, hepsini evlendir, Allah nasip ederse milletvekili olmak için aday olursun ve meclise girersin’ demişti. Babama söz vermiştim, o sözümü yerine getirmek için 25 yıl bekledim. Yerel olarak Konya’da politika yaptım. Bir çok arkadaşımı meclise gönderdim, sanki kendim mecliste milletvekiliymiş gibi onlarla birlikte İl Başkanı olarak vatandaşlara hizmet etmeye çalıştım” dedi.
Haydar babanın babası Hacı Hasan Koyuncu’da politikanın içinde olan birisi… Demokrat Parti Çumra İlçe Başkanlığı görevini uzun yıllar yapmış.
Haydar Koyuncu babanın 5 kızı, bir oğlu vardı. Kızlarının tamamını Kız Meslek Lisesi’nde okutmuş, mezun olduktan sonra sırası ile evlendirmiş. Son kızı Kübra Yurdagül’ü de 1977 yılında kardeşim Osman ile evlendirmişti.
Haydar baba, babasına verdiği sözü yerine getirmişti. Yıllardır birlikte politika yaptığı arkadaşlarının ısrarı ile milletvekili adayı olmuştu.
Konya İli üç seçim bölgesine ayrılmıştı. Haydar baba 2. bölge 1. sırada Milliyetçi Demokrasi Partisi’nden milletvekili adayı oldu.
- bölge 1. sıradan ise Konya’da eski yıllarda 2. Ordu Komutanlığı yapmış Orgeneral Vecihi Akın Paşa aday olmuştu.
“Neden Turgut Özal’ın öncülüğünde milliyetçi muhafazakar kimliği ile Anavatan Partisi’ni kurmadınız? Anavatan Partisi’nden aday olmadınız” sorusuna Vecihi Akın Paşa seçimden önce ANAP’ın kapanacağını, sağı temsilen seçime yalnız MDP’nin gireceğini net bir şekilde söylemişti. ABD’nin devreye girmesiyle ANAP da seçimlere katıldı. “Hepimiz Konya’mıza Ülkemize hizmet edeceğiz. Partilerimiz ayrı olabilir ama amacımız hizmet etmek” dedi.
Partiler milletvekili adaylarını yüksek seçim kuruluna bildiriyor onlar inceledikten sonra MGK’ya gönderiyor, onlar da inceleme yapıyor istemedikleri uygun görmedikleri adayları veto ediyorlardı. MGK kararlarına itiraz edilemiyordu. O yıllarda demokratik sisteme geçmek için adaylar her şeye katlanmak mecburiyetinde idi.
Haydar Koyuncu MDP’den milletvekil adayı olunca, yıllarca politikanın içinde olan bu isim siyasi rakipleri sorun oldu. MGK’na “Aman onu milletvekili adayı yapmayın, veto edin” diye uğraşmaya başlamışlardı. “Konya’da Haydar’i tarikatının lideri milletvekili adaylığını veto edin” diye dilekçeler yazıldı.
MGK yaptığı araştırmalar sonunda gerçekte “Haydar’i tarikatı” diye birşey olmadığını tespit etmiş. Tüm Konya biliyor ama siyaset olunca işler değişiyor, çamur at izi kalsın… “Haydar Koyuncu isterse bir saatte binlerce kişiyi hükümet meydanına toplar. Böyle bir siyasi gücü ve onu seven dostları var” demişler.
Böyle bir tarikatın olmadığı, ancak Haydar Koyuncu ile birlikte yıllarca Konya’ya hizmet için birlikte çalışan sevilen sayılan kişelerden oluşan bir gurubunun olduğu anlaşılmış. Bunlar arasındaki hürmet sevgi ve saygıyı gören halk bu kişilere Haydar’i tarikatından demeye başlamışlar.
Anavatan Partisi Konya Milletvekili adaylarından hatırımda kaldığı kadar 6- 8 kişi MGK tarafından veto edilmiş, yerine yeni adaylar gösterilmişti. Yeni adaylardan da veto edilenler oldu. Bu vetoların, Milliyetçi Demokrasi Partisi Milletvekili adayı Haydar Koyuncu ve Vecihi Akın Paşa’nın isteği doğrultusunda MGK tarafından yapıldığı Konya’da Anavatan Partisi’nce söylenmeye başlanmıştı. Yapılan bu propaganda ile MDP’nin ihtilalci MGK üyeleri ile iş birliği içerisinde olduğunu öne sürdüler. MGK’ya kızan halk ANAP’a desteklerini artırdı.
Haydar Koyuncu 1950 yılında başladığı siyasi hayatında hiç bir zaman “ben” dememiş, hep “biz” demiş, kendisi tarafından yapılan bir işi de, arkadaşlarından ona kim yapılması için söyledi ise onun ismini söyleyerek “o yaptırdı” demiştir.
Haydar baba ve arkadaşları Milletvekilliği, Belediye Başkanlığı, Ticaret Odası, Sanayi Odası, Ziraat Odası, Borsa, Pancar Kooperatifi seçimlerine hep birlikte gurup olarak bölünmeden katıldıkları için girdikleri her seçimde büyük çoğunlukla başarı kazanmışlar.
“Haydar’i tarikatı” denilen Haydar Koyuncu ve arkadaşları yıllarca birbirlerine saygıda kusur etmeden siyasette “Halka hizmeti Hakka hizmet” prensip edinerek omuz omuza destek vermiş, çalışmışlar.
Bu görevlerde bulunurken Haydar baba ve arkadaşları haram- helal, hak- hukuk kaidelerini asla göz ardı etmemişler. Bu gurubun içinden şaibeli hiç bir arkadaşı çıkmamıştır.
