ACEMİ ASKERLERE SİLAH ATIŞ EĞİTİMİ YAPTIRAN KA-RARGAH KOMUTANI SÜLEYMAN YÜZBAŞI İLE PİYADE ASTEĞ-MEN SUAT ARKADAŞIMA ASKERLERİN ÖNÜNDE HEDEFİ EN İYİ KİM VURACAK YARIŞMASI YAPTIRDIM

Yassıada’da Deniz Yedek Subay adayları 150 kişi bunun yanında 1000 acemi deniz askerlerine eğitim verilmekteydi. Eğitimlerini tamamlayan Yedek Subay adayları ve askerler atış poligonuna götürülür silahla 50 metre uzaklıktaki hedef tahtasına 5 atış yaptırılarak silah eğitimleri tamamlanırdı.

Yedek subay talebelerine silah atışlarını, eğitim subayları yaptırıyordu. Askerlere ise subayların kontrolu eşliğinde eğitim çavuşları atış yaptırıyorlardı.

Askerler atış yaparken yanlarına gittim onları seyrediyorum. Askerlerin çoğu hayatında ilk defa eline silah almış, gerçek mermi ile 50 metre ilerdeki hedef tahtasına atış yapıyorlardı.

O kadar heyecanlanıyorlar ki yattıkları yerde ayakları sudaki balıkların kuyrukları gibi oynuyor, biri birine çarpıyor, eğitim çavuşları askerlerin ayaklarına basıyor, heyecanlanmaması hedefi iyi vurması için yardımcı oluyordu.

Karada silahtan çıkan mermilerin nereye düştüğü pek belli olmaz ama denize karşı atılan her merminin düştüğü yerden su fışkırdığı için nereye gittiğini hedefi vurup vuramadığı net  görülmekteydi.

Ben ortalığı karıştırmadan pek duramam atışlara ara verdikleri zaman dedim ki;

“50 metre ilerideki hedef tahtasının üzerine boş kovanı dikeceğim, yaklaşık 300 silah içerisinden herhangi birini alacağım ilk atışta vuran subay arkadaşıma İstanbul’da istediği yerde mükellef bir yemek yedireceğim”

Erzurum’lu Suat Asteğmen “Ben varım” dedi, arkasında yaklaşık 350 asker var bir alkış koptu. Karargah Komutanı Süleyman Yüzbaşı “Bende varım” dedi.

Hemen bir silah seçtim, Yüzbaşı’ya verdim. Hedef tahtası üzerine kovanı diktiler ilk atışını yaptı vuramadı. İkinci, üçüncü, atışları yaptı yine vuramadı. Toplam beş atış yaptı hiç birinde de vuramayarak yarışmayı tamamladı.

Arkasından Asteğmen Suat arkadaşıma bir silah seçip verdim. İlk atışta vurdu, Yüzbaşı’ya ayıp olmasın diye hemen itiraz ettim, “Mermi atılan merminin rüzgarı ile devrildi vuramadın dedim kabul etmedim.

İkinci atışta tekrar vurdu, üçüncü defa diktirdik onu da vurdu. Dördüncü atışta hedef tahtasının kenarında ince bir tahta parçası vardı onu vuracağını söyledi, attı onuda vurdu. Asker çılgınca Asteğmeni alkışladı. Son mermiyi de havaya martılara doğru attı, yarışmayı kazandı. Yüzbaşı biraz bozuldu ama “Bizim yetiştirdiğimiz Asteğmen elbetteki benden genç, benden daha iyi atış yapacak” dedi, işi tatlıya bağladık. Ben de yemeği adadaki tüm subay arkadaşlarıma İstanbul yerine Yassıada’da vererek sözümü yerine getirdim.