KOPYA ÇEKEN ÖĞRENCİLERMİ YOKSA SAHTE EHLİYET VE DİPLOMA ALAN KOCA KOCA ADAMLAR MI DAHA SUÇLU

1969 yılı Yıldız üniversitesi akşam elektrik bölümüne başladım. Gündüz mesleğimle ilgili bir şirkette 8 saat çalışıyorum. Akşam saat 18.30 ders başlıyor 10.30 da ders bitiyor.
Eve gelmem saat 11.30 buluyor hiç ders çalışacak vaktim olmuyordu. Çünkü sabahleyin yine işe gidecektim.
Pazar günümüz boştu o günde çamaşır yıkamakla, başka mühendislik şirketlerinden aldığım projeleri çiziyordum.
Sene sonu yapılan genel imtihanlar için bir ay iş yerinden izin alıyordum.
Gündüz işte çalışmayan derslerinde başarılı olan bazı arkadaşlarımı bizim evde topluyordum.
İmtihana gireceğimiz derslerden nereden soru gelebilir diye tartışıp onlardan yardım alarak ders çalışıyordum.
Orta okul, sanat enstitüsünden bazı derslerde kopya çektiğim için deneyimli idim.
Üniversite de imtihanlara hazırlanırken özel olarak hazırladığım önemli notlarıma imtihan süresince bakıp kopya çekiyordum.
Kopya çekmek cesaret işiydi .
Alın teri dökülmenden, emek verilmeden haksız bir kazanç gibi görülsede dersine hiç çalışmayan bir kişinin kopya çekmesi mümkün değil.
Hele hele mühendislik eğitiminde bu hiç mümkün değil.
Son yıllarda Ülkemizde neler neler gördük FETO örgüt üyelerinin ÖSYM sınav sorularını önceden alıp imtihana girecek öğrencilere vermek için çalan kişilerin yaptıklarının yanında kopya çeken bir kişinin kul hakkına girip girmeyeceği tartışılmaz bile.
Türkiye’de son günlerde üst düzey kamu kurumları yöneticilerinin e- imzaları kopyalanarak para karşılığı sahte ehliyet, sahte diploma veren şebeke üyeleri yakalandı.
Kopya çekmek günümüzde yapılan rüşvet, hırsızlık, yolsuzluk, ihale be arazi yağmaları yanında çok masum kalıyor.
55 yıl önce üniversitete gündüz çalışıp gece eğitimine devam eden bazıları öğrencilerin kopya çekmesi günümüzde yapılan usulsüzlükler yanında gayet masum bir hareket gibi görülecektir.