HAYDAR KOYUNCU (HAYDAR BABA) ÇOK YAKIN ARKADAŞI ABDURRAHMAN ÖKSÜZ HOCADAN BENİM İÇİN İSTİHAREYE YATMASINI RÜYASINDA NELER GÖRECEK ONU YORUMLAMASINI İSTEMİŞ.

Görüşmeler sonunda olumlu iyi not veren rahmetli Haydar baba ve Ayşe anne, rahmetli anneme “Her şey bizim tarafımızca olumlu gözüküyor, birde Abdurrahman hocayı istihareye yatıralım o rüyasında ne görecek” demişler.

Ben ilk defa istihareye yatmayı o zaman duydum. Hoca rüyasında ne görecek nasıl yorumlayacak rüyasını heyecanla beklemeye başladım.

İstihare ile ilgili yaptığım araştırmalarım sonunda, imamı Gazali Hazretleri buyuruyor, dört şeyi yapan dört şeyden mahrum kalmaz:

1-Şükreden, nimetin artmasından.

2-Tevbe eden, kabulden.

3-istihare eden, hayırdan.

4-istişare eden, doğruyu bulmaktan, hakikate ulaşmaktan mahrum olmaz.

Herhangi bir işe başlarken, mesela evlenirken, ev alırken istihare yapılmalıdır.

İstihare güzel ve güçlü bir sünnettir. Resulullah Efendimiz’in ashabına hemen her tereddütlü konuda istihare tavsiye ettiği bilinmektedir.

Abdurrahman hoca istihareye yattığı gece rüyasında YARASA görmüş. Anneme hocanın rüyasında ne gördüğünü sordum. O da bana yarasa gördüğünü söyledi, ben hocanın gördüğü rüyasını kendimce yorumlamaya başladım.

Rüyası tam bana uygun olarak çıkmış yarasa kuşunun vücudunda tüy yok çıplak. Ayağının üzerinde durmaz, tepe üstü ayakları ile asılarak durur, aydınlıkta uçmaz karanlığı sever. Mağarada yaşar acayip görünüşlü memeli uçan bir kuş dedim.

Benim babam yok, işim yok, evim yok, dükkanım yok, param yok. Sadece elektrik mühendisliği diplomam var, hani bir laf var “Tüyü yok, tüsü yok çıplak birisi” yarasa kuşu rüyada tam bana uygun tam beni tarif ediyor dedim.

Annem “Dur bakalım oğlum hocanın yorumu ne olacak bekleyelim” dedi. Hoca gördüğü rüyasını iyi olarak yorumlamış. Benim bilmediğim yarasa ile ilgili yorumunu yapmış.

Salih bir kimsenin rüyasında yarasa kuşu görmesi; Bu kuş İsa Aleyhisselamın mucizelerinden olduğu için, sünnetli yaşamaya ve yaşatmaya, ibadet ehli kimseye, işsizliklik ve tembelliğin gitmesine, delalet edermiş.

Abdurrahman hocanın da istihare sonunda olumlu görüş bildirdiğini öğrendikten sonra artık Haydar Koyuncu’nun kızı Ülker hanımla nişanlanmamızın önü açılmış oldu.

31 Ağustos 1976 tarihinde askerlik görevimi tamamladım, okul döneminde 6 yıl çalıştığım Gürses Kollektif Şirketinde tekrar bir müddet çalışmaya başladım ama amacım Konya’ya gelmekti.

1977 yılı Ekim ayı içerisinde nişanımız Haydar babanın evinde yapıldı. O yıl 22 Kasım 1977 tarihinde Ramazan Bayramı, daha sonra Kurban Bayramında kurbanlık aldık, kız evine gönderdik.

Çumra’da adetmiş bayramın 2. günü damat kız evine gelir, kayınbabası ve kayınvalidesi ile bayramlaşır, birlikte yemek yenirmiş. Bizde böyle bir adet yoktu, bilmiyorduk. Bize söylemediler, biz de annemle beraber gitmedik. O gün çok beklemişler ama yapacak bir şey yoktu.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir