4 AYLIK EĞİTİMDEN SONRA YEDEK SUBAY OLARAK GÖREV YAPACAĞIMIZ YERLER İÇİN MESLEK KUR’ALARIMIZI ÇEKTİK

Dört aylık Yedek Subay eğitimini 30 Haziran 1975 tarihinde tamamladık. Eğitim sonunda Yedek Subaylar askerlik yapacağı yerler için her meslek gurubu kendi arasında sarı zarfların içerisinde adı yazılı yerlerin kurasını çekti. Okul birincileri kura çekmez istediği yere giderdi. Yedek Subay adaylarının tamamına meslek kurası gelmişti. Elektrik, Makina, İnşaat Mühendisi, Mimar gibi birliklerden gelen istekler doğrultusunda, aynı meslekten olan kişiler beraber kura çektik. Daha sonra 15 dakika kurayı çekenler aynı meslekten olmak şartı ile değiştirmelerine müsade edildi. Gideceği yeri kabul edenler kur’a zabıtlarını imzalar askerlik yapacağı şehre veya gemiye, birliğine giderdi.

Kura çekilmeden önce Ada Komutanı Albay Nusret Bingöllü beni çağırdı “Kemal Asteğmen senin piyasa tecrüben var, İstanbul’u ve elektrik piyasasını iyi bildiğini öğrendim. İstersen sen kur’a çekmeden Yassıada’da kal, burada Elektrik Mühendisi olarak görev yapmanı istiyorum” dedi.

Komutan’ın isteğini kabul edemedim nedenini izah ettim, İstanbul’da kiraladığım bir evim var, mühendislik bürolarına elektrik projesi çiziyorum” dedim. “Aynı zamanda fenni mesuliyet hizmetlerini yürütüyorum, devam eden işlerim var. Onun için İstanbul’da askerlik yapmak istiyorum. Belki kur’ada çıkar diye kur’aya katılmak istiyorum. Şayet kur’ada istediğim yer çıkmaz ise Yassıada’da kalayım” dedim. Komutan da bana “Bu yönetmeliğe aykırı, ayrıca diğer arkadaşların da itiraz eder, olmaz” dedi.

Komutan İstanbul’un neresinde askerlik yapmak istediğimi sordu, ben de “Kasımpaşa Deniz Kuvvetleri Tersanesi’nde” dedim. “Ne biliyorsun kur’ada oranın çıkacağını” dedi.

Daha sonra Yüzbaşıyı gönderdi. Yüzbaşı da Yassıada’da kalmam için aynı şeyleri söyledi. Burada rahat edeceğimi askerliğimi rahat tamamlayacağımı söyledi. Ben yine kabul etmedim, daha sonra İTÜ’den mezun Elektrik Mühendisi bir arkadaş Yassıada’da kalmak için müracaat etti. Başta Ada Komutanı ve diğer subaylar kabul etmediler.

Yedek Subay Elektrik Mühendisi olarak o dönem 20 kişi eğitimi bitirmiştik. Sarı zarflar içinde nerede askerlik yapacağımızın yazılı olduğu meslek kurasını çektik. Yedek Subay olarak görev yapacağımız yerlerin isimleri yazılı zarfı aldım, açtım. Komutan bana bakıyordu “Neresi çıktı” diye sordu, bende “Yassıada Eğitim Merkezi” dedim.

“Gel buraya, sen kimse ile yerini değiştiremezsin emrediyorum at şuraya imzanı” dedi. Emir demiri keser askerlikte. “Baş üstüne komutanım” dedim ilk imzayı ben attım.

30 Haziran 1975 tarihinde Yassıada’da Yedek Subay Asteğmen rütbesini takarak askerlik yapmaya başladım.

İstanbul’dan Toros isimli gemi ile sabah saat 08.00’da Yassıada’ya hareket eder, deniz dalgasız ise 1.5- 2 saat sonra deniz dalgalı ise 2.5 saatte Yassıada’ya ulaşırdık. Akşam dönüşü de saat 16.00’da Yassıada’dan İstanbul’a hareket ederdik saat 17.30’da İstanbul’a gelirdik.

Yedek Subay olduktan sonra geminin Subay bölümünde komutan ve diğer subay arkadaşlarımızla birlikte seyahat ediyoruz. Geminin duvarlarında yarı çıplak kadın resimleri tablolar asılı idi. İlk günler yadırgadık garibimize gitmişti, ama denizcilerde her gemide bu tür resimler asılı imiş onlar için gayet normalmiş. Biz de zamanla alıştık.

Deniz Subayları’nın büyük kısmı ya gemilerde ya da denizaltılarda görev yapar. Ada Komutanımız Albay Nusret Bingöllü’de 14 yıl denizaltında filo komutanlığı yapmış. Emrinde 8 denizaltınının sevk ve idaresi varmış.

Daha sonra Yassıada Deniz Eğitim Komutanlığı’na atanmış. Babacan birisi idi. Hiç birimize Komutan veya Albay gibi davranmaz bizimle aynı yemek masasında yemek yer, bizimle briç oynar sohbet eder bir arkadaş gibi hareket ederdi.

Heybeliada’da lojmanda kalır, gemiye Heybeliada’dan binerdi. Bir gün bizimle sohbet esnasında “Bu gün hasta mıyım, hasta mı olacağım” dedi. “Hayrola komutanım çok iyi görünüyorsunuz ne oldu” dedik, “Her akşam bir büyük rakı şişesini bitirirdim, fakat dün gece bitiremedim dibinde iki parmak kaldı” dedi.

Komutana her akşam Yassıada’dan askerlerin ağlarla tuttuğu taze temizlenmiş en güzel balıklar gider, o da çilingir sofrasını kurar bir büyük rakıyı bitirirdi. Yılların alışkanlığı, çok zayıf ve küçük olmasına rağmen bünyesinin çok dayanıklı olduğunu söylerdi.

Yassıada’da Asteğmen Elektrik Mühendisi olarak göreve başladım. İlk işim yıllardır yanmayan adanın çevre aydınlatma tesisatını elektrikten anlayan askerlerle birlikte 10 gün içerisinde değiştirmek oldu. Tüm direklerdeki armatürleri yanar hale getirdik. Yassıada karanlık içerisinde idi, ışıl ışıl aydınlık ada oldu.

Ada’nın elektriği 4 adet Caterpillar marka 400 er KVA’lık Jeneratörler ile karşılanıyordu. Arızalı ve bakımı gelmiş jeneratörlerin servislerini yaptırdım, çalışmayanları faal hale getirdik.

Denizci Ali Kemal Başaran
Denizci Ali Kemal Başaran
Denizci Osman Başaran
Denizci Osman Başaran

Adaya içme ve kullanma suyu tanker gemi ile İstanbul’dan getirilir, iskelede elektrikle çalışan pompalarla depolara basılırdı. Bu pompaların çalışmayan yedeklerinin bakımını yaptırdım, faal hale getirdik. Yassıada’nın elektrikle ilgili problemlerini yanımda çalışan askerlerle kısa sürede çözdüm. Bu çalışmamı gören ada Komutanı bana 15 gün mükafat izni verdi, önce İstanbul’a daha sonra Konya’ya gittim izinimi kullandım.

Yedek Subay öğrenci iken 4 aylık süre içerisinde Yassıada’da denize girmek, balık tutmak deniz kenarında oturmak güvenlik açısından öğrencilere yasaktı. Deniz bize dalgaları ile selam verir, adanın kayalıklarını döver, çıkardığı sesler bizleri bambaşka yerlere götürürdü. Akşamları İstanbul şehrinin ışıklarını görerek askerlik bitince ne yapacağımızı düşünürdüm.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir