Başaralızade Mustafa Efendi’ye verilen hapis ve kürek cezasının affedilmesi hakkındaki kanun teklifini 1922 yılında kurulan ilk TBMM Karahisarı Sahib Mebusu Mustafa Hulusi Efendi 3 Mart 1922 tarihinde vermiş.
Konya eşrafından İstiklal Mahkemesi’nce mahkum edilmiş olan Başaralızade Mustafa Efendi’nin affına dair kanun teklifi ve Adliye Encümeni mazbatası 2/441 sayı ile verilmiş.
TBMM’de Başaralızade Mustafa Efendi hakkında görüşülen ve yaklaşık 12 sayfa tutan orijinal meclis tutanaklarının eski yazıdan yeni yazıya çevrilmiş o zamanki Osmanlıca kelimelerle yazılmış orijinal sayfalarının bir kısmını sizlerle paylaşıyorum.
Başaralı Mustafa Efendinin vaktiyle gayet ehibbasından olan Kadınhan’lı Niyazi isminde birinin hâdisei isyaniyeden dolayı hapsedilmesi üzerine Mustafa Efendinin hapishanede onu ziyarete gidip gelmesi ve Mustafa Efendinin memlekette zengin bulunması ve otel sahibi olması ve mahkeme heyetiyle de teması bulunması dolayısiyle bu mahpuslar; mahkeme heyeti Başaralı Mustafa Efendi vasıtasıyle, rüşvet alıyor, diye her tarafa yaymışlardır.
Şahit bunlar.. Davacı yine onlardır. Bu mesele hakkında uzun-boylu tahkikat yapılmış ve insan evrakı okuduğu zaman tahkikatın arz ettiği safha insana şüphe veriyor, acaba böyle mi? Fakat evrakı okursun, okursun, neticeye vâsıl olduğun zaman.
— Karahisarı Sahib Mebusu Mustafa Hulusi Efendinin, Konya eşrafından İstiklâl Mahkemesince mahkûm edilmiş olan Başaralı Mustafa Efendinin affına dair kanun teklifi ve Adliye Encümeni mazbatası (2/441)
REÎS — Efendim, Konya İstiklâl Mahkemesince üç sene kürek cezasına mahkûm Başaralı Mustafa Efendi’nin bakıyei müddeti cezaiyesi-nin affı hakkındaki teklifin Heyeti Vekileye havalesine dair Adliye Encümeni mazbatası var.
Adliye Encümeni mazbatası Konya İstiklâl Mahkemesi’nce rüşvet ahzine delâletten dolayı üç sene kürek cezasına mahkûm ve elyevm Niğde hapsanesinde mahpus bulunan Konya eşrafından Başaralı Mustafa Efendi’nin bakiyei müddeti cezaiyesinin affına dair Karahisarı Sahib Mebusu Mustafa Hulusi Efendi tarafından ita olunan teklifi kanunisi encümenimizce bittetkik affı hususi taleplerinin Heyeti Vekileye dermeyanı ve icra kılınacak tetkikat ve istihsal olunacak malûmat üzerine şeraiti affını tahakkuku halinde- Meclisi Âliye
.1338 0: 3 arzı cari teamül ve müttehaz usul iktizasından olduğuna mebni mahkûm Mustafa Efendinin affı hakkındaki esbabı kanuniyenin bittahkik işarı zımnında işbu teklifi kanuniyi havi evrakın Heyeti Vekileye tevdii ittifakla karargir olmakla Heyeti Umumiyeye arz ve takdim olunur. 8 Mart 1338 Adliye Encümeni Reisi Mazbata Muharriri Eskişehir Biga Abdullah Azmi Haınid Kâtip Âza Muşi Kırşehir Abdülgani Sadık Âza Â2a Canik Edirne Emin Mehmed Şerif Âza Âza Karahisar Şarki İsparta ———— Hacı Mehmed Tahir (Muvafık sadaları)
RElS — Efendim, Adliye – Encümeni mazbatası hakkında söz istiyen var mı? Adliye Encümeni mazbatası ki, evrakın Heyeti Vekileye tevdiini mutazanımdır. Reyinize arz ediyorum. Mazbatayı kabul buyuranlar lütfen el kaldırsın. Mazbata kabul edilmiştir.
GEMlL B. (Kütahya) — Sahibi takrir kimdir, efendimi (Mustafa Hulusi Bey, sesleri) Kendisi burada yoktur. Binaenaleyh, müzakerenin avdetine taliki lâzımdır. VEHBl El (Konya) — Efendim, Heyeti Umumiyemizden zaferin bir sadakasını istiyeceğim. SALÂHADDÎN B. (Mersin) — Umuma lâzım. VEHBÎ Ef. (Konya) — Bu Başaralızade Mustafa Efendi Konya’ca hakikaten umum nazarında değerli ve Hükümete ve millete vüs’u-nun yettiği kadar fevkalâde hizmet etmiş bir adamdır. Hattâ şu meselenin, yani Kuvayi Milliyenin bidayeti teşekkülünde Konya’da en ziyade fedakârlık edenler aranılacak olursa mutlaka baştadır. Böyle bir adamdır.
HASÎB B. (Maraş) — Memur mu bu adam? VEHBÎ Ef. (Konya) — Hayır, hayır işiyle meşgul bir adam. Bu adamın ahibbasından birisi hâdisei isyaniyede mahpus olur. Onu görmek üzere iki defa mahpusaneye gider ve sonra da onların mahkemesi olurken mahkemeye gelir; dinler. Sonra istiklâl mahkemesi bu adama der ki; sen vasıtai rüşvet olmuşsun. Efendiler vasıtai rüşvet olmayı bilmez bu; yani olmayı bilir bir adam değildir. Bu adamın iki tane oteli var. Otelin yarısı hakikaten imaret mesabesindedir. Böyle bir adam. Fakat bugün iyi bilin ki, çocukları ekmeğe muhtaçtır. Çünkü, otellerine ciheti askeriye bizzarure va’zı-yed etmiş ve bu halden dolayı, bugün hanümani harabolmuş, bugün çocukları ekmeğe muhtaçtır. Şimdi istiklâl mahkemesinin ilâmına gelince, mahpushaneye kaç defa gittin? diye sorulduğunda bir iki defa gittim, dedi. Halbuki üç, dört defa gittiği tahakkuk etmiş ve muhakemelerini dinlemeye kaç defa gittin, diye sorulduğunda iki defa gittim, dedi. Halbuki tahkik olunduğunda beş defa gelmiş imiş. işte şu mahpushaneye gitmesi ve muhakemeyi dinlemeye gelmesi ve bâzı kesanm ve fâzılı şehîrin ve bilmem kimin hissiyatı da bu yolda olmasından Ve bunun mahpushaneye gitmesi de şüpheyi dâi olduğundan üç sene Niğde’de mahpus olmak üzere mahkûmdur. Efendiler, vicdanınıza müracaat ederim. Ahbabınızdan biri mahpus olursa yanına gitmek bir kabahat mıdır? iki kap yemek göndermek bir kabahat mıdır? Türkiye’de bilhassa islâmlarda bu gibi mezayayı âliye herkesin indinde makbul ve muteber değil midir? Bu, insaniyetin âli derecelerinden değil midir? Bu, adam için bu halinden dolayı bu cezayı vermek doğru olur mu? Bu adam gayet doğru ve gayet müstakim bir adamdır. Memlekette hanedan denilir. Rüfekayı kiramdan kendisini bilenler vardır.
NEŞET B. (Üsküdar) — Öyledir, öyledir. HAMDI B. (Biga) — Görüştüğü adamlar ihtilâttan menedilmiş midir? VEHBİ El (Konya) — Hayır, hayır. Şimdi bu adam, pek büyük gadre uğramıştır. Mahkemenin her halde bir hatası vardır. Bu hatanın ref’i ile bununla beraber Reis ihsan Bey de mahkûm olmuştur. Rica ediyorum Cenabı Hak bizi güldürdüğü gibi, biz de şu adamların çocuklarını güldürelim. (Umumi, umumi, sesleri)
TEVFlK Ef. (Kângırı) — Efendim, Başaralı Mustafa Efendi Konya ahalisi içinde, gayet müslüman, gayet semih ve kerim bir adamdır. Biz, bayram tatili münasebetiyle Konya’ya gitmiştik. Beş altı tane hoca, Hoca Feyzi Efendi de içimizde idi. Biz onun oteline indiğimizi haber alır almaz bizi misafir etti ve bizim verdiğimiz paraları da almadı, reddetti. Bu adam kesir-ül ahbap bir adamdır. Her kim ki, bir iş için rica eder, kendisine müracaat ederse onu kendisi için vazife telâkki eder. Onun için koşar, işte bu insanlığı, bu hamiyeti kendisinin mağduriyet ve mahkûmiyetine sebeb ı olmuştur. Bu iki oteli fukara, zuafa, gurabaya tahsis etmiş bir adamdır ve bu haline umum Konyalılar şahittir. Ve kendisinin gayei milliye için birçok fedakârlık ettiğini birçok arkadaşlarımız burada biliyor. Bu adam katiyen vasıtai irtikâbolmak sahasına yanaşmaz. Ve kendisine yakıştırmaz. Nasılsa ora istiklâl Mahkemesi o nezih adam hakkında şüpheye düşmüş veyahut düşürülmüştür. Verilen ilâmda da görülüyor ki mucibi hüküm bir şeyi yoktur.
REİS — Efendim kanunun heyeti umumiye-siui tâyini esamiyle reye vaz’ediyoruz. Lütfen reylerinizi istimal buyurunuz. (Âra istihsal edildi.)
HÜSEYİN AVNÎ B. (Erzurum) — Efendim zâbitana bir nefer tayını verilmesi hakkında bir kanun vardı. Geçen gün Maliye Vekili Bey aldı, henüz getirmedi. Şimdiye kadar müzakere edilecekti. REİS — Yazarız efendim… Efendim Başaralı Mustafa Efendi hakkındaki Kanunun reye vaz’ında reye iştirak eden azanın adedi 160; 83 kabul, 22 müstenkif, 55 ret. Nisap içtin bir rey istiyor. (Efendim burada rey vermiyenler var. Onlar reylerini versinler sesleri) REİS — Efendim nisap yoktur. Binaenaleyh.. CEMİL B. (Kütahya) — Azadan biri reye iştirak etmedi. Onunla nisap.
REİS — Efendim nisap yoktur. Binaenaleyh varın tekrar reye koyacağım. Efendim beş dakikalık bir celsei hafiyemiz vardır.
(Celsei hafiye akdedilmiş ve Perşembe günü içtima etmek üzere celse tatil olunmuştur.) (Üçüncü celse hafidir.)
Hitamı müzakerat; saat : 5,00. T. B. M. M. Matbaam
