DAĞITIM ŞİRKETLERİNİN ÖZEL SEKTÖRE DEVRİ 10 YILA YAKLAŞTI BU ŞİRKETLERİN BÜYÜK ÇOĞUNLUĞU BAĞLI OLDUĞU İLLERDE VERGİ REKORTMENİ OLDULAR. BİR KISMI DA İSİMLERİNİ GİZLEMEK ZORUNDA KALDILAR.

    TEDAŞ özelleştirme süreci, 30 Eylül 2013 tarihinde nihai olarak sona ermiş, devlet dağıtım sektörü işletmecisi olmaktan çıkmış, denetleyici konuma geçmiştir.
    Bu bağlamda, dağıtım sektörü özelleştirmelerinin gerçekleştirilip sonuçlandırıldığı dönem hükümetlerinin Başbakanı Sayın RECEP TAYYİP ERDOĞAN, 28 Eylül 2013 tarihinde yaptığı bir konuşmasında elektrik dağıtımının tamamının özel sektörün gerçekleştirdiğini aktararak şu değerlendirmelerde bulunmuştur. (Başbakanlık, 2013):
    “Devlet artık dağıtımla uğraşmıyor, devlet zamanla aksayan, yavaşlayan hizmetlere kaynak ayırmak zorunda kalmıyor.
    Burada elde ettiğimiz karı milletimize geri döndürerek, eğitime, sağlığa, adalete, emniyete, enerjiye, tarıma ayırmak suretiyle sosyal politikalarda verdiğimiz destekle, güçle Türkiye’yi sağlıklı kalkınma temelinde büyütüyoruz.
    Gerçek tam tersi oldu elektrik enerji bedeli, proğramlı yatırım bedelleri, dağıtım şirketlerinin tüm giderleri, işletme yatırımları, genişleme yatırımları, kayıp ve kaçak enerji bedeli, fatura edilmeden kullanılan enerji bedellerinin tamamı TÜKETİCİLER tarafından karşılandığı için artan elektrik fiyatları karşısında çaresiz kaldılar.
    Devlet elektrik dağıtımın şirketlerinin özeleştirilmesi sonucunda bırakın kar etmeyi özel dağıtım şirketlerini her zaman desteklediler çoğu şirket bağlı oldukları İllerde vergi rekortmeni oldular daha sonra bu şirketler isimlerini saklayarak tepki çekmelerinin önüne geçtiler.
    Eski düzenlemede, dağıtım şirketlerinin elektrik üretiminde sınırlama getirilmekte, ancak bir önceki yıl dağıtımını yaptığı bölgede tüketime sunulan elektrik miktarının % 20‘si oranında elektrik üretebilme ve sahibi olduğu veya iştirak ilişkisinde bulunduğu üretim şirketlerinden ancak aynı oranda elektrik alabilme hakkı tanınmaktaydı.
    Mevcut yeni düzenlemede ise bu sınırlamalar kaldırılmış ve yerine hesapların ayrı tutulması ve belirli bir fiyat tavanı konulmakla yetinilmiştir.
    Bu düzenleme, dağıtım şirketlerinin sınırsız bir şekilde üretim şirketi sahibi olmasına izin vermesi ve dağıttığı enerjinin tümünü kendi üretim şirketlerinden sağlama olanağı yaratarak dikey bütünleşme yoluyla tekelleşmeye yol açmıştır.