KETENLİK ÜÇ PINAR YAYLAMIZA ANNEMİZ VE BABAMIZIN HAYRATI OLARAK ÇEŞME YAPMANIN MUTLULUĞUNU VE SEVİNCİNİ YAŞADIK.

    İnsan oğlu nerede olursa olsun, nasıl yaşarsa yaşasın doğup büyüdüğü yerleri asla unutamaz. Her fırsatta Sıla’yı rahim yaparak doğup büyüdüğümüz yerlerleri görüp anne ve babamızın ve büyüklerimizin mezarlarını ziyaret etmeye gideriz.
    Bizim çocukluk ve ilk gençlik yıllarımızın geçtiği Ketenlik üç pınar yaylamıza gittik. Bir kilometre kare içerisinde yerden kaynayan çıkan Baş pınar, Kazez gilin pınarını, üç pınarları, kötü Musa gilin pınarını gördükçe eski günlerimizi hatırladık.
    Pınarlardan kaynayan suyu gören torunlarımız bu sular yerden nasıl çıkıyor diye sordular. Haklı olarak suyu çeşmede veya bidon içerisinde gördüler.
    Bizim gibi yayladaki testiden suyu içmeyip pınarın gözünden yüz üstü yatarak suyun dibindeki çiyanları küçük kurbağa yavrularını seyrederek kana kana içtiğimizi hatırladım.
     Gelip geçen kişilerin su doldurmaları için 400 metre yukarıdaki bizim tapulu tarlamız içinden çıkan Kazazgilin pınarının suyunun bir kısmını Tepekent Konya ve Başarakavak yolu üzerinde klavuzun ağzı harman yerine çeşme yapmaya karar verdik.
43 yaşında vefat eden rahmetli Babam Mustafa Lütfi Başaran (KAMALI) ve Annem Fatma Başaran hayratı olarak geç te olsa çeşme yaptık. Neden daha önce yapmadık diyerek kendimizi sorguladık.
    Yüce Allah Kur’an-ı Kerim’de, suyun tartışılmaz önemini çok çarpıcı bir şekilde vurgulamış. Pek büyük bir nimet olduğuna dikkat çekmiş. Su, Allah’ın bizlere bahşettiği aziz bir nimet. O nedenle milletimiz ikram edilen bir bardak suyu aziz bilmiş. Teşekkür ederken “su gibi aziz ol” duasında bulunmuş. Çeşme yaptırmak, susuz kalmış bir insana su ikram etmek, susuz kalmış bir ağacı, bir hayvanı sulamak en büyük hayırlardan biri kabul edilmiş.
İnsanlığın yeni kâbusu küresel ısınma problemi ortaya çıkmış. Dünyamız kuraklık ve susuzluk tehlikesi yaşamaya başlamış. İklimlerde değişimler yaşanır olmuş. Eski kış mevsimleri sanki geride kalmış. Baharı görmeden yaz gelip geçmeye başladı.
    Yüce Allah’ın mucize çapında ihsanı olan su, ne yazık ki insanlar eliyle yok edilme tehlikesine maruz kalmış. Yüce Allah Kur’an-ı Kerim’de; “Suyunuz çekiliverirse size yerden kaynayan suyu kim getirebilir?” buyurmuş… “İçtiğiniz suyu düşündünüz mü? Onu buluttan siz mi indirdiniz? Yoksa biz miyiz indiren? Dileseydik onu tuzlu yapardık. O halde şükretmeli değil misiniz?” buyurmuş…
Inşallah yaptığımız çeşmenin suyu hiç kesilmesin Su’ya ihtiyacı olan tüm canlılara hizmeti etsin.