Babam avdan geldiği zaman av tüfeğinin içerisindeki fişekleri boşaltırdı. O gün tüfekte ki fişekleri boşaltmayı unutmuş, o şekilde duvara asmış. Biz her zaman duvardan av tüfeğini indirir elimize alır tüfeğin çakmaklarını kaldırır nişan alır boşa tetik çekerek sözde tavşan avlardık.
O gün Osman duvardan av tüfeğini indirdi, her zaman yaptığımız gibi içi boş zannederek tavşan gelse şöyle vururum diyerek bizim içimizde bir müddet dolaştı. Daha sonra pencereye doğru tetiğe bastı tüfeğin ağırlığından veya sarsmasından dolayı tüm saçmalar pencerenin altındaki duvara saplandı.
Annem, ben, Hilmi, Türkan odanın içindeydik hiç birimize saçma isabet etmedi, Allah korudu. Osman o korku ve heyecan içerisinde “gerçek fişekle tüfek atmayı öğrendim” dedi. Babam geldi hepimize kızdı tüfeğin diğer gözündeki dolu fişekleri pencereden dışarıya doğru patlattı. Biz yine boş bulduğumuz zaman av tüfeğini elimize alır söker takar, boşa tetik çekerek oynamaya devam ederdik.
