Atlarla düven sürmek hem çok kolay hem de zevkliydi. Babam bize “haydi şu atları düvene koşun” dediği zaman çok sevinir hemen atları koşumlamaya başlardık.
Atınların başına hamitlerini takar daha sonra başlıklarını ve gemini takıp atları düvenin yanına yanaştırır falakalara bağlardık.
Dizginleri ele alır yeni yayılmış ezilmemiş buğday başakları üzerinde sanki denizde dalgalar içinde yüzen kayık gibi bir bata bir çıka düven sürmeye başlardık

Atlar dışkılarını ve sidiklerini durup yaptıkları ve düvenin altında dağıldığı için pek bir problemle karşılaşmıyorduk.
Bazen atları dört nala kaldırarak düven sürerdik. Bu durumda düvenin üzerinde ayakta durduğun için dengeni sağlayacaksın aksi takdirde düvenin üzerinden düşersin.
Düven üzerinden düşmeyeceksin, düşersen atların dizginleri elinden kurtulur atlar başıboş kalır. Düven ile birlikte harmanın dışına en yakın su içtikleri yere dörtnala giderlerdi. Çektikleri düvende param parça olurdu, buna çok dikkat ederdik.
Harmanda ekin başaklarının ilk yayıldığı zaman yaklaşık bir metre kalınlığında olurdu. Babam ve amcam yaklaşık bir saat düğenin üzerinde atları çok hızlı sürerek ezerler, buna yatırma denirdi.
Harmanda saplar ezildikten sonra bizi çağırırlardı. “Gelin bizi dinlendirin” derlerdi. Biz de hemen atların çektiği düvenlerden birine ben, diğerine Osman biner atları kamçılar hızlı bir şekilde düven üzerinde yoruluncaya kadar ayakta sap sürmeye başlardık.
Biz düğen üzerinde iken saplar ezilip çevrilme zamanı gelince babam ve amcam veya çalışanlar sapların altını üstüne getirmek için demirden yapılmış üçlü veya beşli denen belden at ile çevirirler bizde düğen sürmeye devam ederdik.
Yaz sıcağında ilk saatler harmanda düğen sürmek çok zevkli gelse de bir saatten sonra sıcaktan başımız dönmeye başlardı. Atlar düvenle birlikte dönmeye devam ediyor, ama düvenin üzerinde bizim de göz kapaklarımız kapanıyor uyku moduna giriyorduk.
Harmanda ki diğer kişilerin gelipte bizden dizginleri alıp düven sürmesini bizi dinlendirmesini bekler ve isterdik. Kimse gelip almaz ise biz de gözümüzü kapatır uyur gibi yapar atların dizginlerini serbest bırakır istedikleri yerden giderlerdi.
Çoğu zaman atlar aynı yerden gider oranın sapları ezilir malama haline gelir, diğer yerde ve kenarlarda ki saplar ezilmemiş olur buna harmanda oluklama denirdi.
Düven sürerken dikkat edeceğin en önemli şart oluklama yapmadan harmanda yayılı sapların üzerinden düğeni eşit süreceksin, her taraf eşit sekilde ezilmeli. Bazı saplar hiç ezilmemiş bazılarının çok ezilmiş olması harman sürmede hiç istenilmez.
