BABAM HAKKIN RAHMETİNE KAVUŞALI 61 YIL OLDU.

Babam 13 Temmuz 1965 tarihinde 43 yaşında akciğer kanseri hastalığından vefat etmişti.
Baba sevgisi bir efsanedir, çocuklukların en önemli yapı taşlarından bir tanesi çocuklarının rol modeli onların gelecekteki yol göstericisidir.
Babam Konya’da Türbe önündeki Başaralı konağında büyümüş ilk okulu Türbe önünde ki çukur mektepte okumuş.
Babası (dedem) köydeki işleri takip etmesi için ilk okuldan sonrasını okumasına müsade etmemiş.
Babam ilk okuldan sonra okuyamadığı zaman zaman söyler üzülürdü.
Benim ilk okul arkadaşlarımın bazıları okudular kimi Doktor, kimi de Avukat oldu ben de okusaydım onlar gibi meslek sabi olurdum.
Babası 1948 yılında ABD’nin Marşal yardımı ile Türkiye’ye verdiği ÇAT marka paletli traktör satın almış 1958 yılına kadar traktörle çiftçilik yaptı.
Ekonomik durumları bozulunca traktör satıldı bir çit atla zor şartlarda çifçilik yapmaya başladı.
Biz ilk okula da okurken derslerinize iyi çalışın ben sizi köy hayatından kurtarmak için Konya’da erkek sanat okulu motor bölümünde okutmak istiyorum.
O yıllarda köyümüzdeki ilk okul da okuyup ta Konya’da sanat okulu, lisede veya imamhatip okullarında okuyup mezun olan hiç yoktu.
Üniversiteye gidip doktor,avukat, mühendis olan kişi hiç yoktu hayal bile edilmezdi.
İlk okula 1955 yılında kardeşim Osman köyde 6 yaşında bende Konya’da 7 yaşında başladık birlikte 1959 yılında köy ilk okulundan mezun olduk.
Babam 1959 yılında yapılan imtihan sonunda Konya etkek sanat okulu orta kısmına kayıt ettirdi.
Okulun motor bölümünden mezun olup iyi birer motor ustası olmamızı istiyordu.
Sonra ikimize motor tamir bakım atölyesi açmayı başımızda bulunmayı da çok arzu ediyordu.
Babam ilk okuldan sonra Konya’da sanayisinde bir motor ustasının yanına çırak olarak verip orada da bu mesleği öğreneceğimizi de biliyordu.
Ama o yıllarda bizim erkek sanat okulunda okuyup diplomalı meslek sahibi olmamızı istemesi daha sonra üniversite yolunun açılması demekti.
Babam’a motor bölümünde neden okumamızı çok istiyorsun diye hiç sormadık. Belki yıllarca traktör kullandığı için veya o yıllarda en geçerli popüler meslek motor tamirciliği olduğu için di.
O yıllarda Türkiye’de yüzlerce eski arabalar tamir ediliyor olması için geçerli bir meslekti.
Eski yıllarda çekilen Türk filimlerinin bir çoğunun senaryosu zengin fabrikatör kızı arabasını tamir ettirmek için oto tamir atölyesine gelir orada arabasını tamir eden parasız ama yakışıklı gence aşık olur.
Filim böyle devam eder mutlu bir şekilde son bulurdu.
Babam1959-1960 ders yılında Konya Erkek Sanat okulu Orta kısmına kayıdımızı yaptırdı. Ben 12 kardeşim Osman 11 yaşında fizik olarak boy olarak çok küçüktük.
Şimdiki İhsaniye mahallesi o zaman ki ismi Garipler mahallesi Medaş’ın olduğu yerde akrabamızın kerpiçten yapılmış evinin bodrumunda 8 metrekare bir oda kiraladı.
Daha güzel bir ev tutmak isterdi ama o yıllar yokluk kıtlık yıllarıydı.
Bize dediği ilk söz okursanız sonuna kadar arkanızdayım şayet okumazsanız köyde biriniz iki at ve bir araba çiftçilik yapacaksınız, diğeriniz de Üç Pınar yaylasında evimiz ağılımız ve koyunlar hazır çobanlık yapacaksınız dedi.
Tek şartım her sene sınıfınızı geçeceksiniz sınıfta kalmak yok sınıfta kalan köye dönecek dedi.
Köyden tandır ekmeği, bulgur, tuluk peyniri, yoğurt, pancar pekmezi ve tandır gevreğini getirdik.
Babam Gaz yağı yakan ispirto ile boğazı ısıtılıp pompa ile basınçlı şekilde gazyağının yanması ile çalışan gaz ocağı ve odun sobası satın aldı.
Yatak, yorgan, yastıkları, yer döşemesi için keçe ve Palaz örtülerini de köyden getirdik.
1961-1962 ders yılında sanat okulu orta kısmını ikimizde sınıfta kalmadan 3 yılda bitirdik yaz tatili hep olduğu gibi köye ailemize yardım etmeye geldik.
Okul müdürü 2 yıllık Enstütiye başlayacağımız zaman motor bölümü için fizik olarak küçüksünüz, elektrik bölümü daha temiz mesleğin geleceği parlak diyrek babamın da gönlünü yaparak kaydımızı yaptırdı.
Hiç sınıfta kalmadan 1964 yılında Konya Erkek sanat okulu elektrik bölümünde ben 16 kardeşim Osman’da 15 yaşında mezun olduk.
Yaşlarımız 18’den küçük olduğu için resmi dairelere girmemiz mümkün değildi.
Babam akciğer kanseri hastalığı için Konya,Ankara çeşitli hastahanelerde tedavi olmaya çalışıyordu.
Bir iş bulabilmemiz için yaşlarımızı mahkemeden 2 şer büyüttük.
Yine iş bulamadık kardeşim Osman bir akrabamızın yardımı ile ölmeden 20 gün öce Konya şeker fabrikasına girdi.
Yarım aylık almış köye getirdi annem kanalı ile 300-400 lirayı verdi paraya baktı ağlamaya başladı ben bu saatten sonra parayı ne yapacağım diyerek anneme verdi. 13 gün sonra da vefat etti.
Çeşitli yerde amelin.benzin pompacılığı işlerde çalıştıkta sonra 3-4 yıl sonra İstanbul Devlet Mühendislik imtihana girdim kazandım Osaman 1972 yılında ben de 1974 ylında Elektrik mühendisi olarak mezun olduk.
Rahmetli babam bizi motor ustasının yanına çırak olarak verseydi belki iyi birer usta olacaktık ama elektrik mühendisi olmamız mümkün değildi.
Tekrar Allah rahmet eylesin mekanı cennet olsun inşAllah